BİR YAZAR, İKİ ROMAN                     

 BİR YAZAR, İKİ ROMAN                        

BİR YAZAR, İKİ ROMAN

                        BİR YAZAR, İKİ ROMAN 

                       

 

                 Ahmet Günbay Yıldız romanlarının hemen hemen hepsinde toplumsal sorunlara eğilerek, özel hayatların en ince ayrıntısına kadar her şeyi kaleme almıştır. Romanlarında güncel konulara yer verirken, ihanet, aşk gibi kavramlar roman satırlarında kendilerine yer bulmuştur. 

Gönül Yarası romanında nefsine yenik düşlen  bir kadının bir aileyi nasıl yok ettiğini insanların çektikleri acı dolu günleri yazar, yine usta kalemiyle ele almıştır.  Bir insan sadece kendi egolarıyla hareket etmesinin doğurduğu facia daha sonra kimlere dokunmuştur.      

Evli bir kadının eşi ve çocuğunu bırakarak, başka bir adamla nikah yapmasının ardından başlayan süreç, terk edilen adamın intikam ateşiyle geçirdiği ıstıraplı günler. karısının bir başka adamla evlenmesi ve hapishane hayatıyla yeni bir hayata başlaması yıllar sonra çocuğuna intikam almak için yaptığı planı anlatması o adamın iç dünyalarındaki sıkıntılarının açığa vurulmasıdır. 

Her şeyden sıyırıp başarılı olarak köyüne dönen bir genç, zulme direnen genç fidanların ibretlik öyküsü. 

                     

              Ahmet Günbay Yıldız’ın bir başka eseri olan “Seni Unutmaya Gücüm yetmedi” romanında aşkın önünde hiç engel duramayacağı açık bir dille ifade edilmiştir. 

 Gençliğinin en dalgalı günlerini yaşıyordu Ercan. Nakış Baba'nın kapısını çalmıştı yine. O'na kimselere açamadığı sırrını verdiği gün başka bir sırra Nakış Baba'nın efsunlu sırrına ortak olmuştu. 

Gerçek aşk nedir? diye sorduğunda Ercan Aradığın sorunun cevabı burada der gibi elindeki günlüğü onu uzatmıştı Nakış Baba..İlayda Bahar Hemşire ve Sultan..Hepsi birer aşkın öznesiydi ama Fuat'ı Nakış Baba yapan ve onun ince ince işlediği gönül tahtına oturan gerçek sultan kimdi?

Ahmet Günbay Yıldız'ın Seni Unutmaya Gücüm Yetmedi adlı son romanında ümidi hiç yitirilmeden satır satır yaşanmış bir aşk hikayesidir. 

 

                 Yazar her iki romanda da gerçekçiliğe yer vermiştir. İnsan olan  her yerde sorun vardır. kimi yerde intikam ateşi kimi yerde kıskançlık, kimi yerde karşılıksız aşkı, kimi yerde ihanet, kimi yerde para hırsı. Vb. 

Önemli olan dürüst olmak ve hak hukuka karşı saygı göstermektir. Evli bir kadınla evlenmek isteyen biri nasıl bir vicdana sahiptir? 

Bunun açıklaması elbette zordur. Çünkü açıklanacak pek yanı yoktur.  Birbirini seven iki gencin evlenmelerine uzaklık bahanesiyle karşı çıkan bir babanın dünya görüşü ne kadardır? Kızının doktorla evlenmek istemesi, dürüst sürt davranış şekli olsa da, babanın kızı bir başka gençle evlendirmesi nasıl bir insanlık örneğidir. 

Seni unutmaya gücüm yetmedi romanın da, doktor Fuat’la köyde yaşayan Sultan’ın birbirleriyle gizlice mektuplaşmaları, ardından gelişen olayların panoraması romanın seyri okuyuculara aktarılır.   

Her iki romanın konusu ayrı olsa da, insanların yaşam serüveni boyunca dramları açıkça ortaya konulmuştur. İç dünyalardaki sıkıntıların dış dünyayla bağlantısı doğrudan olsa da, çekimser davranışlar her daim göze çarpmaktadır. Alınan her nefes, farklı bedenlerde hayat bulduğu kadar farklı düşüncelerde, farklı yerlerde hüküm sürdüğü bir gerçektir. 

 

   

HİKAYE

Senin dudakların pembe
Ellerin beyaz,
Al tut ellerimi bebek
Tut biraz!

Benim doğduğum köylerde
Ceviz ağaçları yoktu,
Ben bu yüzden serinliğe hasretim
Okşa biraz!

Benim doğduğum köylerde
Buğday tarlaları yoktu,
Dağıt saçlarını bebek
Savur biraz!

Benim doğduğum köyleri
Akşamları eşkıyalar basardı.
Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem
Konuş biraz!

Benim doğduğum köylerde
Kuzey rüzgârları eserdi,
Ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır
Öp biraz!

Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin!
Benim doğduğum köyler de güzeldi,
Sen de anlat doğduğun yerleri,
Anlat biraz!

CAHİT KÜLEBİ