İNSANLAR VE HAYATLAR
Yavuz Sultan Selim döneminde ihtiyaç sahibi bir adam varmış. Mübarek adam her gün teheccüde kalkar ve ihtiyacını Allah´a arz edermiş.
Tarih: 8.10.2018 12:01:27 / 617okunma / 0yorum
Fatma Karahasanoğlu

İNSANLAR VE HAYATLAR         

             Yavuz Sultan Selim döneminde ihtiyaç sahibi bir adam varmış. Mübarek adam her gün teheccüde kalkar ve ihtiyacını Allah´a arz edermiş.

Adamın geçim sıkıntısı artınca ellerini semaya kaldırarak ”Ey Allah´ım, merhametli olanı merhametsize mi şikayet edeyim, ben kimseden bir şey isteyemiyorum lütfen bana yardım et” demiş. Gece yattığında rüyasında Peygamber Efendimiz (S.A.V.)´ i görmüş.

Efendimiz (S.A.V.) ona ”Bizim Selim´e selam söyle, dün çekmeyi unuttuğu zikirlerin kefareti olarak sana 1 kese altın versin” demiş. Adam rüyadan uyanır uyanmaz yola koyulmuş. Günler sonra şehre inmiş ve padişahın sarayına uğramış. Sarayın kapısındaki askerlere ”Yavuz Sultan Selim´e Peygamber Efendimiz´in (S.A.V.) selamını getirdim, onda alacağım var” demiş. Askerler şaşırmışlar ”Biz bunun doğru olduğunu nereden bilebiliriz ey yaşlı adam” deyince vezir adamı görmüş ve sultanın huzuruna çıkarmış.

Adam Yavuz Sultan Selim´in karşısına geldiğinde sultan hazretleri ne istediğini sormuş. Adam Yavuz Sultan Selim´e dönerek “Resulullah´ı dün rüyamda gördüm bana dedi ki ‘Bizim Selim´e selam söyle, dün çekmeyi unuttuğu zikirlerin kefareti olarak sana 1 kese altın versin´ ” demiş. Yavuz Sultan Selim gerçekten de bir önceki gece çekmesi gereken zikri çekmediğini hatırlamış.

      Yalnız takıldığı bir nokta varmış. Resulullah´ın ”Bizim Selim” lafına takılmış sultan hazretleri. ”Resulullah ne dedi bir daha söyle” demiş. Adam ”Bizim Selim” dedi demiş. Yavuz Sultan Selim adamın eline 10 kese altın koymuş ve tekrar sormuş ”Resulullah ne dedi?”. Adam ”Bizim Selim” dedi demiş.

Yavuz Sultan Selim 50 kese altın koymuş adamın eline. Tekrar sormuş ve tekrar sormuş. Her ”Bizim Selim” cevabını aldığında bir o kadar altın daha koymuş adamın eline. Vezir Yavuz Sultan Selim´in kendinden geçtiğini görünce ”Ey adam tamam bu kadar altın sana yeter git artık” deyince adam gitmiş. Yavuz Sultan Selim kendisine geldiğinde vezire dönerek şunu demiş:

”Resulullah bizi kendisinden sayıyor görüyor musun? Eğer onu göndermeseydin sırf Resulullah´ın ‘Bizim Selim´ sözü için bütün varımı yoğumu o adama verirdim”.

                                                ***

Bir gemiide bir derviş vardı. Yükü ve eşyâsı yoktu. İyi huylarından, mertlik ve insanlıktan bir yastığa dayanmıştı. Gemi suların üzerinde akıp giderken, bir ara gemide bir kese altın kayboldu. Derviş ise o sırada uyuyordu. Herkesi aradılar, bulamadılar; biri de o dervişi gösterdi ve:

“–Şu uyuyan fakiri de arayalım.” dedi. Para sâhibi, derdinden dolayı, yok yere onu uyandırdı. O mâsum dervişe itham dolu bakışlarla:

“–Bu gemide bir kese altın kayboldu. Herkesi aradık; bulamadık. Sıra sende! Hırkanı çıkar, soyun da, halkın şüphesi kalmasın.” dedi. Derviş ise:

“Yâ Rabbî! Mâsum kulunu suçlu buluyor­lar, hâlimi Sana arz ediyorum!” diyerek Hakk´a ilticâ etti.

Gemidekiler, dervişe gönül kırıcı bir şekilde davranmışlardı. O temiz gönlün sâhibi, yâni Hak Teâlâ ise, onun kırılmasına râzı olmadığından, balıklara emretti ve o anda denizin her tarafından sayısız balık başını çıkardı. Her birinin ağzında, çok kıymetli iri bir inci vardı. Her birinin ağzında bir inci vardı ama ne inci!.. Paha biçilmez kıymetteki bu inciler, Allah tarafın­dan lutfediliyordu. Kimsenin o incilerde hakkı yoktu.

Derviş, balıkların ağzından birkaç inci alıp geminin ortasına attı. Ken­disi de sıçrayıp havada iskemleye oturur gibi oturdu. Padişahların tahtlarına oturdukları gibi bağdaş kurmuş, havada duruyordu. Gemi de onun önünde gitmede idi. Gemidekilere seslenerek dedi ki:

“–Haydi gidin; gemi sizin olsun, Hak benim olsun! O, ne beni hırsızlıkla suçlar, ne de beni kusurlarımı açığa vuran birisi­nin eline bırakır.”

Gemide bulunanlar:

“–Ey ulu kul! Sana bu yüce makâmı ne yüz­den verdiler?” diye seslendiler. Derviş:

“–Mânâ sultanlarına saygı gösterdiğim için verdiler. Yoksullara karşı da hiç kötü zanna kapılmadım. O latîf ve nefesi hoş yoksullar yok mu; Abese Sûresi onları yücelt­mek için geldi. Onların yoksulluğu              dünyâlık için veya dünyaya sarılmak için değildir. Onların dünyada Hak´tan başka hiçbir şeyi olmadığından, onlar yoksulluğu benimsemişlerdir.” dedi.

 

Anahtar Kelimeler: İNSANLAR, HAYATLAR
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İSTENSEDE İSTENMESEDE (10 Aralık 2018 - Pazartesi)
EHEMMİYET VERME (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
AKILLAR KAÇTI (01 Ekim 2018 - Pazartesi)
GARİPLİKLER DÜNYASI (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
HER ŞEY BELLEKLERDE SAKLI (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
ANILAR (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
YÜZBAŞI MUSTAFA KEMAL VE KURTLAR (29 Mayıs 2018 - Salı)
ANILAR (29 Mayıs 2018 - Salı)
ANILARA DEVAM (29 Mayıs 2018 - Salı)
ANILAR (29 Mayıs 2018 - Salı)
ANILARA DEVAM (29 Mayıs 2018 - Salı)
ANILAR (29 Mayıs 2018 - Salı)
ETME BULMA DÜNYASI (29 Mayıs 2018 - Salı)
BİR ÇİFTÇİNİN ŞİKAYETİ (13 Nisan 2018 - Cuma)
KIRLANGIÇLAR (19 Mart 2018 - Pazartesi)
APTAL KUŞ (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
KUTSAL EMANETLER (09 Şubat 2018 - Cuma)
KISSADAN HİSSE (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
ILICA´DA AKŞAM YEMEĞİ (26 Ocak 2018 - Cuma)
ZEYNEP KAMİL (05 Ocak 2018 - Cuma)
DEDEM KORKUT´TAN SEÇME HİKAYELER (29 Aralık 2017 - Cuma)
SEVGİ VE SAYGI KURALLI YAŞAMIN GEREĞİDİR (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
GÖNÜL ALMAK (01 Aralık 2017 - Cuma)
SEVGİ ÇİÇEĞİ (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
İBRETLİK HAYATLAR (17 Kasım 2017 - Cuma)
VATAN HASRETİ, EVLAT ACISI (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
EĞİTİM (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
YALAN (25 Eylül 2017 - Pazartesi)
“İYİ Kİ VARSIN EREN” (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
KORKU ŞİDDETİ GETİRİR (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
İKİ HİKAYE (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
DENKLEMİ İYİ KURMALI (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
KURŞUN KADAR AĞIR (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
AKILLI TELEFON CAHİLLİĞİ (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇARESİZLİK Mİ, ALIŞKANLIK MI (30 Haziran 2017 - Cuma)
EVLATLAR YÜREKLERDE SAKLI (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
BİZ İNSANOĞLUNA NE OLUYOR? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
YALAKA (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
YAZILACAK ÇOK ŞEY VAR! (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN (16 Mayıs 2017 - Salı)
ŞİDDETİN ADRESİ HER YERDE (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
UYUŞTURULAN BEYİNLER (01 Mayıs 2017 - Pazartesi)
OLUMSUZLUKLAR (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
ONLARDA DUVAR MİSALİ !.. (19 Nisan 2017 - Çarşamba)
BİR GAZETECİNİN ARDINDAN (07 Nisan 2017 - Cuma)
ANNE SEVGİSİ (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
SAVAŞIN GÖZYAŞLARI (27 Mart 2017 - Pazartesi)
SANİYE SANİYE TAKİP (13 Mart 2017 - Pazartesi)
BİR PARMAK FARKI (06 Mart 2017 - Pazartesi)
NASIL BİR BUNALIM (26 Şubat 2017 - Pazar)
GÜNEŞ GECE BİZİ ISITIYOR (22 Şubat 2017 - Çarşamba)
VİRANE KÖY (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
MAVİ BİLYE DÜNYAMIZ (27 Ocak 2017 - Cuma)
DÜŞÜNCELER ŞELALESİ (20 Ocak 2017 - Cuma)
“SADECE HACI ANNEYE AİT” (06 Ocak 2017 - Cuma)
ONLAR SAVAŞIN ÇOCUKLARI (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
KİMSE FARKINDA DEĞİL (23 Aralık 2016 - Cuma)
HAYAT (18 Aralık 2016 - Pazar)
GELECEĞE BUGÜNDEN BAKABİLMELİ (18 Aralık 2016 - Pazar)
EĞİTİM ÖĞRETİM YILI AÇILDI (18 Aralık 2016 - Pazar)
BU VATAN BİZİM (16 Aralık 2016 - Cuma)
BİR DİRHEM ALTIN (09 Aralık 2016 - Cuma)
GAZETECİLERE ROZET TAKILDI (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
Sayfa:
İstanbul
Bulutlu
Bugün
12 / 7 °C
Bulutlu
Cumartesi
12 / 9 °C
Sağanak
Pazar
10 / 7 °C
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.3710
EURO
6.0755
aa
Son Sayı
Önceki Sayılar
SAYFA EDİTÖRÜ

sayfa deneme

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Telefonun mucidi Alexander Graham Bell, karısı ve annesiyle hiçbir zaman telefonda konuşamadı. Çünkü ikisi de doğuştan sağırdı.

Telefonun mucidi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29