Osman Konak


İBRAHİM MURATOĞLU

FOTOĞRAFCI


İBRAHİM MURATOĞLU

FOTOĞRAFCI

 

            1925’de Yeşilyurt(Hacavera) köyünde Abdul Mecit’ten olma,Behiye den doğma, kardeşi ilçemiz esnaflarından bakkal Ali ile ikiz olarak dünyaya geldi. 

                İbrahim Muratoğlu çocukluğunu köyde ve yaylalarda annesine yardımcı olarak geçirir. 1934’da 9 yaşında iken ikiz kardeşi Ali ile birlikte Maçka merkez de bulunan ilkokula başladılar.

 

Büyük ağabeyleri Hüseyin Muratoğlu o tarihlerde fırıncı Gül Ali Gazioğlu yanında çırak olarak çalışıyordu. Birkaç yıl sonra Gül Ali Gazioğlu’ nun devlet memuru olarak(mübaşir) işe başlaması sonucunda fırın işletmeciliğini bıraktı. Fırın işletmeciliğini alan ağabeyi Hüseyin Muratoğlu yanında ilkokul bitiminde çırak olarak ikiz kardeşi Ali ile birlikte çalışmaya başladılar.

 

             1941’e kadar bu işyerinde fırıncılık mesleğini devam ettiren İbrahim Muratoğlu kendisinden diğer büyük ağabeyi olan Murat Muratoğlu(Maçka belediyesi işçisi) İstanbul’da kalaycılık mesleği ile iştigal ediyordu. 1941’de Mayıs ayında fırıncılığı bıraktı. Başka bir meslek öğrenmek ve para kazanmak için Murat ağabeyinin yanına,gurbete çıkarak İstanbul’a gitti.

 

Trabzon limanından binmiş olduğu bir yolcu gemisi ile üç günün sonun da İstanbul’a varır. Gemiden inerek hemen kardeşi Murat’ın çalıştığı kalaycı dükkânına gider. Bir süre sohbet edip hasret giderdikten sonra akşam olur.Gittikleri küçük bir lokantada birlikteakşam yemeğini yedikten sonra kendisine yatmak için bir yer aranır. 

 

“Kalaycılık mesleği ile uğraş verenler, ya dükkânın üstünde bir yatma yeri bulunur, ya da çalıştıkları dükkânda yer yatağı yaparak yatarlardı”…

 

            İbrahim Muratoğlu da o geceyi kalaycı dükkânın da yere serdikleri bir yer yatağı üzerinde geçirir. Sabah uyanınca erkenden kalkmak zorunda olduğunu bilir. İstanbul’da mutlaka bir iş bulmalı ve para kazanmalı düşüncesiyle sabah erkenten kalkar ve iş aramaya başlarlar. 

 

Kısa bir süre sonra bakırcılık mesleği ile uğraşan Ermeni bir usta yanında iş bulur. Bir ay kadar bir süre ile bu işyerinde çalışır.Ancak bakırcılık mesleği ağır bir meslek olduğundan buradan ayrılmak zorunda kalır. 

Yine aynı bölgeye yakın bir yerde kalaycılık mesleği ile uğraş veren Maçkalı Sabri Özten aracılığı ile başka bir esnaf arkadaşın yanında kalaycı çıraklığına başlar.1943 yılı Temmuz ayına kadar İstanbul’da kalaycılık mesleği ile uğraş verir. 

 

Çalışma şartlarının çok zor koşullarda olduğunu, gurbet ellerde yaşamanın kendisi için zor olduğunu düşünerek köye dönmeye karar verir. Kendisi almış olduğu bu kararı uygular ve doğduğu topraklara geri döner.

 

Köyüne döndükten sonra bir süre hiçbir işle uğraş vermez. 1944 yılı Mart ayına kadar köyde kalır. Bu süre zarfında İstanbul’da kazandığı para tükenmiştir.Parası bitince yeniden İstanbul’a dönmeye karar verir.

 

İstanbul’a ikinci gidişi sonrasında yeniden yaşlı bir Ermeni usta yanında kalaycılık mesleğine geri döner.Askerlik çağı gelene kadar bu işyerinde kalaycılık mesleğini devam ettirir. 1945 Ekim ayında kalaycılık mesleğini icra ettiği İstanbul Edirnekapı’ ya asker olarak gider.

Daha önceleri yapmış olduğu kalaycılıktan kazandığı para 80 liradır. Üç ay askerlikten sonra parası 50 liraya kadar iner.Bu paranın böyle biteceğini düşünen İbrahim Muratoğlu askerde para kazanabilecek bir iş yapmayı düşünür.Bu düşüncesini asker ocağında biraz olsun gerçekleştirir.İlk önceleri hiç bilmeği halde berberlik yapmayı dener ancak bu işten asker ocağında para kazanamaz.

 

Daha sonra askeri birlikte yazıcı olarak görev alır.Yazıcılık yaptığı dönemde bölüğün fotoğrafçısı olan Ziya adında bir arkadaşı izin kullandığı bir dönemde kendisine emanet verdiği fotoğraf makinesinin kullanmasını öğrenir. Asker arkadaşının izinli olması onun için bir fırsat olur ve onun fotoğraf makinesiyle askeri birlik içerisinde fotoğraf çekmeye başlar. Burada çekmeye çalıştığı ilk fotoğraf onun yeni bir mesleğe başladığı ilk gündür…Askerlik boyunca çekmiş olduğu fotoğraflar sayesinde 5800 lira para kazanır.

 

Askerlik bitiminde artık İstanbul’da kalmayı birdaha düşünmez.Askerlik süresince kazandığı para ile İstanbul’dan ayaklı bir fotoğraf makinesisatın alarak memleketi Maçka ya döner…

 

Maçka ilçe merkezine geldiğinde babası Abdul Mecit Muratoğlu’nun işletmiş olduğu fırın yanında küçük bir yer kiralar. Askerlik döneminde ilk öğrenmeye çalıştığı meslek olan berberlik için bir dükkân açar. Aynı yerde İstanbul’dan almış olduğu fotoğraf makinesi ile de ilçe halkına hizmet etmeye başlar.

“İşyerine gelen bir müşteri kendisinden tıraş olmasını ister. Gelen müşterinin koltuğa oturmasını söyler ve kendisi de müşterinin yüzünü sabunlar. Ancak müşterisinin üzerinde bitler dolaştığını görür ve müşterisine hiçbir şey söylemeden kendisini işyerinde bırakıp dışarı çıkar ve köyüne gider”... 

Ertesini günü işyerine gelir ve bir daha berberlik mesleğini yapmamak üzere noktalar…

İstanbul’dan satın almış olduğu üçayaklı fotoğraf makineleriyle uzun yıllar ilçe halkına hizmet eder.1983’e geldiğinde omurilik rahatsızlığına yakalanır. Almış olduğu bütün tedaviler iyileşmesi için sonuç vermez. Aynı yıl 20.03.1983 tarihinde 58 yaşında hayata gözlerini kapatır.

Aynı mesleği şimdilerde çocukları ilçe merkezinde devam etmektedirler.

“Kendisinin tutmuş olduğu günlük defterinden bu kaynaklar elde edilmiştir”…

Kaynak kişi:(Oğlu) Coşkun MURATOĞLU