Osman Konak


HACI ALİ -MİKDAT TÜFEKCİ

BALIKCI-MANAV


HACI ALİ -MİKDAT TÜFEKCİ

BALIKCI-MANAV

            01 Temmuz 1931 doğum tarihi gerçek olan bilgilere göre 1931 yıllarının kış aylarında Hacı Ali Tüfekçi ve Fatma Tüfekçi’nin oğlu olarak Ocaklı köyünde dünyaya geldi Mikdat Tüfekçi… Gözlerini dünyaya açtığı zamanda babası Hacı Ali Tüfekçi İstanbul’da esnaflık hayatına devam ediyordu.

 

Gurbet ellerinde insanın eşi ve çocuklarından ayrı yaşaması zordur. Bu zorluğa dayanamayan Hacı Ali Tüfekçi İstanbulda ki esnaflık hayatına bir süre sonra nokta koyarak Maçka’ ya döner.Maçka ilçe merkezinde bir lokanta açarak hayatını sürdürmeye devam eder. 

 

Mikdat Tüfekçi nin babası Hacı Ali Tüfekçi açmış olduğu bu lokanta da iyi bir kazancı vardı. “Gönlü zengin” birçok insanın paralı veya parasız olsun karnını doyuruyordu.Köylerden Maçka merkeze gelen fakir halkın, Maçka merkez de ki okullarda okuyan öğrencilerin her zaman uğrak yeri olmuştur onun lokantası…

 

Babası Hacı Ali Tüfekçi yanında hayata atılmaya başlayan Mikdat Tüfekçi İlkokulu Maçka merkez ilkokulunda okuduktan sonra bir süre babasının yanında lokantacılık mesleği ile uğraş verdi. 

Daha sonraki yıllarda Maçka’dan ayrılarak İstanbulda kalaycılık mesleği ile uğraş veren, aynı zamanda akrabası olan Hüseyin Tüfekçi yanında kalaycılık mesleğine ilk adımını attı. Henüz çocuk yaşlarda gittiği İstanbul Fatih semtinde at sırtında dolaştıkları mahallelerde evlerden ve iş yerlerinden bakır tencere,kazan topladılar. Topladıkları bu malzemeleri çalıştığı işyerine getiriyor, iş yerinde kalaylayarak tekrar At sırtına yükleyip sahiplerine teslim ediyorlardı.

 

            Akrabası Hüseyin Tüfekçi o yılların İstanbul Fatih semtinin en ünlü kalaycılık mesleğini yapan esnaflarındandır. Çok çalışkan bir kişiliği olan Mikdat Tüfekçi kalaycılık mesleğinin yanı sıra boş zamanlarında Topkapı ve Trakya arasında çalışan yolcu minibüs ve otobüslerinde muavinlik yaparak ta para kazanıyordu.

 

Bu hızlı çalışma temposu ve fakirlik içerisinde geçirmeye çalıştığı yılların sonunda İstanbul’dan ayrılır. 1951 yılında askerlik görevine gider.Askerliğinin bir kısmını Edirne de bir kısmını da İstanbulda tamamlar.Askerlik sonrasında yeniden Maçka ya baba evine döndü ve bir süre sonra evlendi.Evliliğinden kısa bir süre sonra tekrar gurbet ellerinin yolunu tutarak İstanbul’a gitti.İstanbulda ilk mesleği olan kalaycılığa yeniden başladı.

 

             Ailesinin Maçka’da olması ve onları yanına alamaması, içinde bir yara olarak kalır.  Yeni doğan çocukları ve eşinin özlemine dayanamaz. Bir yıl sonra yeniden Maçka ya dönerek ailesinin yanına gelir.

Maçka’ya geri dönmesiyle ailesinin geçimini sağlamak düşüncesi ile iş aramaya başladı.Maçka Jandarma karakolunda bir hafta gece bekçiliği yaptı.Daha sonra bu görevi kendi isteği ile bıraktı.

 

           Mikdat Tüfekçi bir gün Trabzon’a inerek hamsi ve balık satılan hale gider.İnsanların tahta kasalar içerisinde hamsi alarak dört lastik tekerlekli el arabalarında(Kendisine ait dört tekerlekli el arabası bu gün muhafaza edilmektedir.) şehrin çeşitli yerlerinde sattığını gördü. Bu meslek onun hoşuna gitti, ancak hamsi almak ve bu mesleği yapmak için yeterli parası yoktu.Orada bulunan ve hamsi satan komisyoncunun yanına gider, parası olmadığını ancak hamsi almak isteğini söyler…

 

Komisyoncunun kendisini bakarak onu üsten aşağıya doğru süzer!  “Sen iyibir adama benziyorsun” söyler! Nekadar hamsi istersen al… Sonra paramı getirirsin; demesi üzerine çok sevinmişti. Nüfus cüzdanını komisyoncuya bıraktı ve hemen 3-5 tahta kasa hamsi satın alarak Maçka’ya döndü. Böylece çok sevdiği ilçesinde 1956 yılında ilk hamsi ve balık satışına başladı.Çok genç yaşlarda gayri resmi başladığı esnaflık hayatına resmi olarak 1962 yılında başlamıştır.

 

Yaptırmış olduğu dört tekerlekli bir el arabasına yüklediği tahta kasa hamsileri çarşı içerisinde dolaşarak satmaya başladı. Nüfus cüzdanını vererek veresiye almış olduğu hamsileri kısa bir süre içerisinde sattı. Komisyoncuya olan borcunu ödediğinde artık komisyoncununda güvenini kazanmıştı.

 

Kış aylarında çokça tüketilen balık ve hamsi artık onun bir hayatı olmuştu.Maçka’nın tek balık ve hamsi satan esnafıydı. Hamsi ve balık dışında bahar aylarında salyangoz alım işini de Maçka da yapardı. Kendisinin de geceleyin topladığı ve birçok insanın garip Lambası(Şişeli gaz lambası) ışığında topladığı salyangozları para ile satın alırdı. Toplanan salyangozları anlaşmalı olduğu Trabzon ve Samsun illerinde pazarlıyordu.

Yaz aylarında Trabzon’dan satın almış olduğu sebze ve meyveleri ilçenin boş bir alanında kurduğu çadırda satıyordu.Yaz aylarında genellikle gece kurduğu çadırın içerisinde yatıyordu.Sabah dört tekerlekli el arabasına yüklediği sebze ve meyveleri ilçe içerisinde dolaşarak satıyordu.

 

“Başından geçen ilginç bir hatıra ise şöyledir”; 

 

“Dereye yakın bir yerde kurduğu karpuz tezgâhında gecenin ilerleyen saatinde el arabasına serdiği naylon muşamba üzerinde uyur. O sırada oraya gelen tanıdık gece bekçilerinin el arabasının üzerinde uyuyan Mikdat Tüfekçi’yi gördüklerinde arabasını sürerek dere içerisine getirirler ve orada bıraktılar. 

Sabah dere sesiyle uyandığında el arabasının dere içerisinde olduğunu fark ederek çok kızar ve küfür eder”. Sonrasında tanıdık arkadaşlarının bunu bir şaka olsun diye yaptıklarını söyleyince iş tatlıya bağlanır. 

 

“Başka bir anısı ise oğlu Ertuğrul Tüfekçinin anlatımıyla şöyledir”…

 

“Yaz aylarında satın aldığı 5 ton karpuzu Maçka pazarında satma düşüncesi ile yol kenarına serer.Gecenin ilerleyen saatlerinde karpuzların üzerine serdiği örtü altında kendisi de yatar ve uyur.Gece karpuz çalmak için oraya gelen hırsızlar karpuz yerine Mikdat Tüfekçi’ nin başını tutarak karpuz yerine çekerler.Ancak uykuda olan Mikdat Tüfekçi bir anda ne olduğunu anlayamaz ve kafamı koparacaksınız diyerek bağırmaya başlar. 

 

 “Karpuz hırsızları o gece hiç karpuz çalamadan oradan uzaklaşır”.

 

Fındık aylarındasatın aldığı fındıkları Trabzondakitüccarlara pazarlıyordu. Ticaret hayatını geliştirmeye başlayan Mikdat Tüfekçi bir süre sonra babasından ayrılır… Kendisi satın aldığı arazi üzerinde yaptığı eve taşınır.Ancak aksilikler yakasını bir türlü bırakmaz. Eşi rahatsızlanarak kısa zaman içerisinde hayata gözlerini yumdu.Üç çocuğu ile yalnız başına kaldı.

 

Eşinin ölümünden sonra yılmadı ve hayata tutunmaya devam etti.Sonraki yıllarda ikinci evliliğini yaparak 3 kız 5 erkek çocuk babası oldu.Maçka halkının “Hamsici Mikdat” diye tanıdığı Mikdat Tüfekçi yetiştirmiş olduğu çocuklarını da ticaret hayatına atılmalarını sağladı.

 

Ölüm tarihi olan 21 Mart 2001 Tarihine kadar sürdürdüğü esnaflık hayatını anlının akıyla tamamladı ve uzun yıllar Maçka halkına hizmet ederek sonlandırdı. Balıkçılık ve manavlık mesleğini şimdilerde oğlu Ertuğrul Tüfekçi ve üçüncü kuşaktan gelen torunu Engin Tüfekçi tarafından Maçka ilçe merkezinde sürdürmektedir.

Kaynak kişi: (Oğlu) Ertuğrul TÜFEKÇİ