ÖYLE KOPARIR Kİ!
Günümüzde maddiyata o kadar değer verildi ki, nerede hangi konum olursa olsun hemen maddiyat, baş köşeye oturuyor.
Maddiyat, önem kazanınca maneviyat ister istemez arka plana atıldı.
Yılların sorunu olan misyonerlik, her geçen gün kendini daha da, belli ediyor. Kişiliği ve inancı zayıf olanların misyonerlerin tuzağına düşmesi an meselesidir.
Misyonerler, kendilerini o kadar güzel kamufle edip, o kadar nezaketli davranıyor ki, karşısındakini etkilememesi neredeyse imkansız oluyor.
Bir de öğrenci ve parasız olunca, misyonerlerin kucağına düşmesi kaçınılmazdır. Aileden kısıtlı para alan öğrenci, misyonerlerin teklifi karşısında önce bocalar sonra da, kabul eder.
Çünkü aileden uzak, farklı bir kentte üniversite de, okuyan bir gencin bu ağa düşmemesi neredeyse imkansızdır.
Ne yapılabilir? Aileler bu konuda çok duyarlı olmalıdır. Çocuklarının hareketlerine dikkat etmelidir. Nereye gidiyor, kiminle konuşuyor, davranışları nasıl.
Tüm bunlar ebeveynlerin görevidir. Çocuklarını gerçek manada düşünen bir ebeveyn çocuğunun arkadaşlarını ve çocuğun gittiği yerleri bilmelidir.
Şehir dışında üniversite tahsili görüyorsa, yine ailenin görevi ve sorumluluğu büyüktür. Çocuğuna her ay, muntazam para göndermelidir.
Anne baba ileriki yıllarda çocuğunun maddiyatla satın alınmaması için maneviyatını çocuk yaşta öğretmelidir. Maneviyatı öğretemeyen bir anne baba çocuğunu yetişkin olduktan sonra maddiyatın peşinden koşan biri olduğunu asla değiştiremez. Bunun önüne de, geçemez.
O çocuk, büyüyüp üniversite tahsili almaya gittiğinde, karşısına çıkacak olan misyonerlere karşı duramaz. Onların teklifleri cazip gelir. Bir şey olmaz deyip, yanlarında bir kez yer aldı mı, sonrası çorap söküğü gibi gelir.
İşte, bir anne baba çocuğunu her yaşta kontrol etmelidir. Çocuğunu kontrol edemeyen anne baba, daha sonra bir çok sorunla karşılaşır. Bu sorunlar, küçük olur, büyük olur. Önemli olan sorunlu bir evlada sahip olmasıdır.
Her anne baba çocuğunun iyi olmasını ister. İyi tahsil görmesini, topluma faydalı biri olmasını, kimseye muhtaç olmamasını arzular.
Ancak şartlar bazen, o anne babanın istediği gibi olmaz. Çocuğuna güveni tamdır. Hiç kimse onu kandıramaz. Düşüncesiyle hareket eder.
Ne var ki, çevresel faktörler, çocuğu anne babasından öyle koparır ki, ne çocuk farkında olur ne de, anne baba.
