Fatma Karahasanoğlu


           O’NA YOK

           O’NA YOK


 

                                          O’NA YOK

 

                          Adamın biri lokantaya girer.  Masalardan birine oturur. Çok geçmeden gözüne zenci bir kadın takılır. Zenci kadını pür dikkat izler ve ayağa kalkar; “lokantada bulunan herkese benden yemek. Ancak şurada oturan zenci kadına yok.”der.

Zenci kadın gülümseyerek cevap verir. Adam hırsını alamaz. Tekrar ayağa kalkar ve “tüm müşterilere benden tatlı ancak şurada oturan zenci kadına yok.” der.

Zenci kadın yine gülümseyerek cevap verir. Adam daha da hırslanır. Bir kez daha Ayağa kalkar. Ve “herkese benden meyve suyu. Ancak şurada oturan zenci kadına yok.” der.

Zenci kadın bu sözlerine de gülümseyerek cevap verir. Adam, tekrar ayağa kalkar ve “herkese benden kahve. Ancak şurada oturan zenci kadına yok.” der.

Zenci kadın bu sözlere de, gülümseyerek cevap verir. Adam, zenci kadının neden gülümsediğini çok merak eder. Yanına giderek, sorar. “Herkese yemek ısmarladım. Size ısmarlamadım, gülümsediniz. Tatlı ısmarladım size söylemedim, yine gülümsediniz. Meyve suyu, kahve ısmarladım, size ısmarlamadım yine gülümsediniz. Neden, bu kadar mutlu oldunuz?” 

Zenci kadın gülümseyerek; “bu lokantanın sahibi benim. Cömert olduğunuza sevindim.”

                          Siz siz olun, insanlar arasında asla ayrım yapmayın. Tanımadan bilmeden yapacak olduğunuz her iş sizi şaşırtabilir.

 Şaşkınlık içerisinde girdiğiniz her olayın altından mutlaka bir başka şaşkınlık vardır. İnsanları iyi tanımalısınız. Kimin dost, kimin düşman olduğunu iyi analiz etmelisiniz. Asık yüzler, gülen gözler, keskin bakışlar. Size mutlaka bir şeyler hatırlatmalıdır.

                          Karga ağzındaki peynirin gölgesini karşı kayada görünce, almak için hamle eder ve ağzındaki peyniri düşürür. Kendi gölgesine hamle yaptığını anlasa da, iş işten çoktan geçmiştir. Ağzındaki peynir düşmüş, gölgesindeki peynirde yok olmuştur.

Bu hikaye ibret vericidir.

Toplumda bu tip hadiselerle sıkça karşılaşmaktayız. Daha çok para kazanmak için elindeki parayı; digital paraya, borsaya yada kumara yatırır. Sonrası malum. Çok para kazanacağım diye elindeki parada gider.

Sonuç; ne avucundaki para kalır nede yatırdığı yerde parası birikir. Sabun köpüğü gibi elinden kayıp gider.