Fatma Karahasanoğlu


           NEFES BIRAKILMALI 

           NEFES BIRAKILMALI 


                                                    NEFES BIRAKILMALI 

 

 

                         Yaşanan felaketlerden ders alınmalıdır. Batı Karadeniz’i vuran selden sonra yaşananlar ortadadır. Ezine çayının yatağının küçültülmesi nasıl bir facia yarattığını hep birlikte gördük. Dere yatağının içine yapılan yüksek katlı binaların akıbetini ve giden canları gördük. bir babanın beş yaşındaki kızını kurtardıktan sonra sele kapılarak, ölmesini de içimiz burkularak gördük. O insanların umutları hayalleri vardı. Her biri yaşadığı dairede kendine göre düzen kurmuştu. Bu düzen bir anda kaybolup gitti. Geriye sadece anılar kaldı.   

Sel bir anda caddelere dolaşarak önüne kattığını alıp götürdü. Yağmur sularıyla beslenen çay, yanlış imar verilip, alınan toprağını tekrar geri aldı. Büyüdü, büyüdü ve taştı. Eski yatağını doldurana kadar büyüdü. Büyüme esnasında önüne ne geldiyse alıp süpürdü. Kesilen tomruklarda dere kenarlarında büyük tehlike yarattı. Onlarda sürüklenerek derenin ağzını birkaç yerde tıkadı. Bu da facianın boyutlarını gösterdi.

                        Her olaydan sonra ders çıkartılmalıdır. Bu felaketlerde ders olmalı. Bundan böyle verilecek olan imarlar daha titizlikle verilmeli. Özellikle dere yataklarına imar verilmemeli, dere kenarları yeşil koridor olarak bırakılmalıdır. Derelerin nefesi kesilmemeli. Onlara nefes aldıracak ortamlar bırakılmalı. Akışı serbest olmalı. Eğer akışı serbest olmayan derenin yapacak olduğu faciadır. Bu tip sel felaketleri yaşandı. Ancak ders alacak yerde tekrar dere yataklarına ev yapılıyor.

Göz göre göre ölüm geliyor. Bunun ötesi berisi yok. Can bu kadar ucuz olmamalı. Tedbirli olmak zor mu?

Dereden alınan toprak bir gün tekrar derenin olur. Çünkü dere verdiğini alır. Dere yataklarına kurulan evlerin akıbeti ne yazık ki felaketlerle sonuçlanmaktadır.

                         Doğanın ekolojik dengesi her geçen gün bozulmakta. Buna müteakip, iklim değişiklikleri de, yaşanmakta. Yaşanan iklim değişikliklerine ayak uydurmak çoğu kez zor olmaktadır.

Doğanın dengesi bozulunca, felaketler art arda gelir. Bir yerde yangınlar, diğer yerde sel felaketleri, başka yerde depremler. Doğa, denge üzerine kuruludur. Bu denge eğer bozuldu mu, yaşanacak olan felaketlerin önüne geçmek zor olur.