Fatma Karahasanoğlu


KİMSEYE SÖZÜMÜZ NAZIMIZ YOK

KİMSEYE SÖZÜMÜZ NAZIMIZ YOK


 

                              KİMSEYE SÖZÜMÜZ NAZIMIZ YOK

 

                              Çevreyi ne kadar seviyor ve koruyoruz.  Yaşlı dünyamız bu kadar kirliliği ve duyarsızlığı kaldıramaz. Her geçen gün yaşlı dünyamızı kirletenlerin sayısı artıyor. 

Füzelerin, hava, kara, deniz araçlarının yarattığı kirlilik geçen yıllarla birlikte çok daha net ortaya çıkmaktadır. Buzulların erimesi, yanar dağların faaliyete geçmesi sizce tesadüf müdür?

Değişen iklimin insanlarda bıraktığı izlerin yarattığı sonuçlar bugün belli olmasa yarın mutlaka kendini gösterecektir. 

                              Doğa insana ne kadar cömert davranırsa davransın, insan o oranda doğaya cömert davranmıyor. Gelişi güzel doğaya bırakılan çöplerin yarattığı kirlilik belli başına bir sorundur. Bu konuda herkese görev düşmektedir. hangi yaş grubu olursa olsun doğaya bırakılan çöplerin daha sonra faciaya dönüştüğünü bilmelidir.

                                   Eskiden sobalı evlerin sayısı bugünkü sobalı evlerin  sayısından daha fazlaydı, evlerde çöp kovaları kullanılmaz, sobalara atılarak yok edilirdi. Sobalara sadece cam şişeler, teneke kutular vb. atılmazdı. Kaloriferli binaların çoğalması çöplerin de birikmesine neden olmaktadır. Doğa kirlenmesin diyoruz, ancak her türlü pisliği doğaya bırakıyoruz.

Tüm bu olumsuzlukların yanında  ilaç israfı da ayrı bir konu. Gereğinden fazla ilaç alarak, evde adeta stok yapılıyor. Kullanma süresi geçince de, ya tuvalate dökülüyor yada çöpe atılıyor. Bu da ayrı bir sorunu beraberinde getiriyor. Oysa tedavi süresince, kullanılacak ilaç sayısı belli olsa, ilaç israfı önlenir. “Evde lazım olur.” Düşüncesiyle ilaç almak hiçbir zaman doğru bir davranış değilidir. Her şeyden önce ilaç ne için alınır? Bu bilinçte olmak bence çok daha önemlidir. 

                           Yaşlı dünyamızın biz insanlardan çektiği nedir? Neden dünyayı kirletmekte hala ısrar ediliyor?  Dağ gibi çöp biriktirmede ısrar etmenin manası nedir? Caddelere belli aralıklarla konulan çöp bidonları birkaç saatte ağzına kadar doldurmanın anlamı nedir? Yukarıda yazdım ya! Eskiden evlerde sobalar yanardı. Yanıcı çöplerde sobalara atılarak, yakılırdı.

Ne diyelim! Bugünkü, keyifler kaloriferli evlerde oturmak!

Kimseye sözümüz nazımız yok. Bizim en büyük sorunumuz, yaşlı dünyamızın kirletilmesidir. Yeşilliği koruyacağız ki, gelecek nesillere bir şeyler kalsın. Ormanları koruyacağız ki, ciğerlerimiz rahat nefes alsın.

                      Başka bir dünya yok. bu dünyaya iyi bakmalıyız. Bizden önceki nesiller temiz bir dünya bıraktı. Bizlerde gelecek nesillere temiz bir dünya bırakmak durumundayız.

Ancak görünen o ki, bu gidiş temiz bir dünya bırakmayacağıdır.  Sosyal medyada sıkça kullanılan bir foğtoğraf vardır;  hayvanların otladığı alanla, insnanların piknik yaptığı alanlar! Hayvanlar yemyeşil, tertemiz yeşil çayırlarda otlarken, insanların piknik yaptığı çayırlarda, poşetler, şişeler, çöp yığınları.

Bu iki fotoğraf bir çok olayı kendiliğinden anlatmaktadır.