DUYGU KARAHASANOĞLU


ARDA BOYLARI

Her türkünün hikayesi olduğu gibi “ Arda Boyları” adlı türkününde hikayesi vardır. Kavuşamayan iki gencin ardından yakılan ağıt, dilden dile dolaşarak günümüze kadar gelir. 


                                               ARDA BOYLARI 

 

                  Her türkünün hikayesi olduğu gibi “ Arda Boyları” adlı türkününde hikayesi vardır. Kavuşamayan iki gencin ardından yakılan ağıt, dilden dile dolaşarak günümüze kadar gelir.   

                   Recep, çok sevdiği Halime’ye bir gün gönlünü açar. Halime’ninde gönlü Recep’te olunca, iki genç hayatlarını birleştirmek için aralarında karar alır. Ailelerine durumu anlatırlar. Ancak Halime’nin annesi kesin kez kızını fakir bir gence vermek istemez.  Bu yüzden Halime’ye annesi  baskı yapar. Ancak Halime’nin inadı ile başa çıkamaz ve nişanlanmalarına gönülsüzde olsa razı olur. Halime ile Recep nişanlanırlar.

 Bir ömür boyu ayrılmamak üzere birbirlerine söz veren, Recep ve Halime’nin huzurunu  köy ağasının oğlu İsmail kaçırır. İsmail de Halime’ye âşık olur. Onunla evlenmek için türlü planlar yapar. 

 İsmail zenginliğinin verdiği cesaretle Halime’nin annesine niyetini açıklar. Halime’nin annesi İsmail’in  mal varlığına aldanarak işbirliği yapar. Tüm köye nişanın bozulduğunu ve İsmail ile  Halime’nin evleneceği haberini yayarlar. 

Recep ağanın oğlu İsmail’in planını öğrenir. Öfkeyle ağanın kapısına dayanır.  Ancak Ağanın adamları  Recep’i eve koymadıkları gibi döverler. Recep yediği dayaklardan sonra bayılır. Yine ağanın adamları tarafından Recep evinin kapısına bırakılır. Recep aldığı ölüm tehditlerine daha fazla dayanamayarak dağa kaçar. 

Uğradığı zulme dayanamayarak dağa kaçan Recep’in yokluğunda, Halime’nin annesi ve Ağa’nın oğlu İsmail,Halime’yi evlilik için ikna etmeye çalışırlar. Recep’in bir başka sevdiği olduğunu söylerler ve ona kaçtığı söylentilerini tüm köye yayarlar. Böylece annenin de baskısı sonucu düğün hazırlıkları başlar. Ama zavallı Halime’nin aklı hala Recep’tedir.

Recep’ten bir türlü haber alamaz Halime, geceler boyu ağlayarak geçirir günlerini. Her gün pencere başlarında bekler. Bir gün Recep gelir de onu buralardan götürür diye umut eder. Ama günler gelir geçer Recep bir türlü gelmez.  Zavallı Halime nereden bilsin işin aslını? Recep kaçtığı o dağ başında Halime’yi kurtarmak için planlar yapar. Ve o gün gelir çatar.

Halime ile İsmail´in kınasının yakılacağı gece, Recep ve arkadaşı köyü basar. Ağanın adamları ile çatışmaya girer. Başarılı olmazlar ve sevdalısını kaçıramaz. Tekrar dağlara çekilirler. Bu sefer ağanın oğlu İsmail, tekrar dedikodu yayar ve der ki Recep köyü bastığı gün ki çatışmada vuruldu ve öldürüldü. Halime sabaha kadar ağlar. Sabah erkenden gelinliği ile beraber Arda boyuna gider. Gelinliği ile birlikte kendini Arda nehrinin soğuk sularına atıp intihar eder. Köylüler gelinliği bulurlar Arda boyunda. Recep olayı öğrenir. Recep sevdiğine bu dünyada kavuşamadığı için o da Arda nehrine Halime´nin kendini attığı yere gelir ve o da kendini Arda nehrinin soğuk sularına atar. O da boğulur. Halime ile Recep´in dillere destan aşkları satırlarda ölümsüzleştirilir.

 

 “Arda boylarında kırmızı erik,
Halime’nin ardında on yedi belik,
Ah annecim ah annecim yaktın ya beni,
Bu genç yaşta denizlere attın ya beni.

Alıverin feracemi annecim diksin.
O gıymatlı İsmail’e kendisi gitsin.
Uyan uyan Receb’im senin olayım,
Ardalar aldı ya nerde bulayım?

Arda Boylarına ben kendim gittim.
Dalgalar vurdukça can teslim ettim.
Ah annecim ah annecim yaktın ya beni,
Bu genç yaşta denizlere attın ya beni.”