DUYGU KARAHASANOĞLU


    ADAB’I MUAŞERET

    ADAB’I MUAŞERET


                                              ADAB’I MUAŞERET

 

                            EĞİTİM, o kadar önemli, o kadar gerekli bir şey ki, anlayan ne demek istediğimi çok iyi anlar, zaten anlamayana sözüm bile yok.

Toplum  o kadar dejineri oldu ki, belli  olayları anlıyor gerisini anlamakta adeta güçlük çekiyor.

 Neden mi?  Cevabıı vereyim; algılama kıtlığından…

“Z” kuşağı diye bir deyim ortaya atıldı. “Z” kuşağı ne demek? Biraz dalga geçeceğim. “B”, “M”, “V” kuşağı. Bunlar tamamen  basit anlatımlardır.                     

   Biz yine asıl meseleye, eğitime gelelim. Aile, çevre ve okul. Birbirini tamamlayanlardır. Çocuk, eğitimini önce aileden alır.  Aile eğitimsizse çocuğa ne verecek? Hiçbir şey. Bu eğitim okulla pekişir.   

                            1960’lı yıllarda ilkokullarda  “Adab’ı Muaşeret” dersi okutulurdu.  Dersin notlarından bir kaçını paylaşmak istedim; “ayakta bir şeyler yiyip içilmez.” “eller pantolon cebine sokulmaz.” “başkasının kusuru ile dalga geçilmez.” “emanet eşyalar fazla geciktirilemez.” “kalabalık yerlerde sakız çiğnenmez” “sigara ile bir yere girilmez.” “sokak ortasında durarak konuşulmaz.” “yerlere tükürülmez ve çevre kirletilmez.” “aksırırken, öksürürken el veya mendille ağız kapatılır.”  “toplu yerlerde yüksek sesle konuşulmaz.” “başkasının  lafı kesilmez, devamlı da konuşulmaz.” 

                          Eğitim toplumun aynasıdır. Eğitim olmadan hiçbir yere varılamaz. Geçen hafta İstanbul’da İstiklal caddesinde sokak ortasında konuşan gruba aracıyla geçmek isteyen sürücü yol isteyince olanlar oldu. Gruptan bir kişi sürücünün boğazını sıkarak araçtan indirdi, Bir başkası da kaçmaya çalışan sürücüye ateş ederek yaralanmasına neden oldu.

Bu grup ilkokulda adabı muaşeret dersi okumuş olsaydı, sokak ortasında konuşulmayacağını öğrenmiş olurdu. Eğitimden nasibini almayan bu topluluk toluma ne verecek? Kimlere örnek olacak? 

                        “Z” kuşağı deyimi dillerde dolanıp, duruyor. Kime ne faydası var? Onu da anlamak mümkün değil. Çocuk; annesine, babasına küfreder, “Z” kuşağı deyip, farkındalık olduğu söylenir.  Çocuk; derslerine çalışmaz, yine “Z” kuşağı ayrıcalığı gündeme gelir. Çocuk,; gürültü yapar, saygısızlık örneği sergiler “Z” kuşağı zırhı giydirilir.

Toplumda yaşamanın kuralları vardır. Öyle “z” kuşağı, “A” kuşağı gibi deyimlerle insanlar eğitilemez.

Eğitim, eğitimdir. Bunun  kuşaklarla hiçbir alakası yoktur. Her dönemde çocuk, çocuktur. Yetişkin, yetişkindir. Arada sadece Adabı Muaşeret dersinin alınıp alınmadığı vardır.

 1950 yılında eğitim alan bir birey saygıda kusur etmiyorsa, bugün eğitm alan bir çocuk saygıda kusur ediyorsa, biraz düşünmek gerekir. Bunun kuşaklarla hiçbir ilgisi yoktur. Kuşakların altına  girip, sınıf ayrımları yapmanın da hiçbir manası yoktur.

İnsan; insandır. Bitki; bitkidir. Ne insan, bitki olur ne de, bitki insan olur.

                        Yüzyıllar boyu süreç, böyle işlemiştir. Bu yüzyılda değişen ne oldu ki, “Z” kuşağı dillerde dolanır oldu. Mayaların tarihçesine bakarsanız, nasıl bir teknoloji kullandıklarına tanık olursunuz. Bu raştırmayı da sizlere bırakıyorum.