ismet eyüboğlu


42-ANILAR

Gültekin Gazioğlu ve Ögretmen Örgütçütçülüğü


42-ANILAR
Gültekin Gazioğlu ve Ögretmen Örgütçütçülüğü
Evet, dostlar bu Maçka'dan , bu dünyadan Gültekin Gazioğlu geldi , geçti
Geldi  gelçti ama boşuna gelip geçmedi, iz bırakarak geldi geçti.
Kimdi Gülyekin Gazioğlu, neler yapmıştı, hangi izleri bırakmıştı, niçin anılmaya
yazılmaya deger?
Gültekin Gazioğlu uzun boylu yakışıklı  bir adamdı.Mavi gözlü, kartal
bakışlı, sevecen bir adamdı.
Maçka'da iz bırakmış adamlardan biriydi.Türkçe öğretmeniydi, Maçka lisesinin
müdürüydü, onun müdür olduğu zaman Maçka eğitimde zirve yapmıştı.
Bu başarı neye bağlıyı?
En tepedeki adam Gültekin Gazioğlu'nun insan sevgisine, ekip anlayışına , disiplinine, rehberliğine ,enerjisine , hırsına , bağlıydı.
Bütün ünlü insanlar gibi Gültekin Gazioğlu da imeceyi çok severdi.Başari olsun da
benim olsun gibi bir mantığı yoktu, hiç olmamıştı.Toplum olarak başarılı olalım,
hep beraber, hep birlikte.
Onun için de kalıcı işler yaptı, kendi yerine bireyler yetiştirdi.Yetiştirdiği o bireyler
onun yokluğunda bile onun varlğini aratmayacak işler yaptılar ve en azından
Gazioğlu 'nun  arkasından onun ilkelerini  belli bir süre sürdürebildiler.
Başari da başarısızlık gibi bulaşıcıdır,bütün emsallerine bulaşır.
Diyelim ki  lisede önemli  bir basarı sağlandı, universite sinavlarinda başarılı bir sonuç alındı, anında ortaokulları da , ilkokulları da etkiler, herkes başarılı olamak için çaba
gösterir, ona ayak uydurmaya çalışır, hatta köylerdeki ilkokullara kadar bulaşır.
Böyle bir şeydir başarı.
İşte Gazioğlu döneminde böyle bir tatli rekabet yaşanırdı eğitimde, öğretimde.
O yönden de Gazioğlu döneminde Maçka eğitim öğretim açısından diyebilirim ki
Maçka altın çağını yaşamıştır, öyle de ünlenmistir.
Gelelim örgütçülüğüne.
Dedik ya yukarda Gazioğlu imeceyi sever diye.İmeceyi seven örgütçülüğü de sever.
Gazioğlu örgütçü bir insandı.Benim olsun da nasıl olursa olsun gibi bir anlayışı
yoktu,,olsun fakat hepimizin olsun anlayışındaydı.
Eğitimdeki başarısı  da bundan kaynaklanıyordu, altmış dokuz öğretmen boykotundaki başarısı da.Daha önce de anlatmıştım, boykottan sonra Fakir BAYKURT Maçkaya geliyor, TÖS 'ün  küçük , dar bürosuna girişinde etrafa bakarak
"Bu kadar güçlü ses buradan mı çıkıyor." diye söylemişti .
Gazioğlu'nun örgùtçülügü bu boykota da yansımıştı.
Daha sonra Ordu Mili Eğitim Müdürlüğü ve onun arkasından TÖB-DER gibi nerden
bakarsanız bakın üç yüz bin üyenin yer aldığı Türkiye'nin en güçlü,Demokratik Kitle Örgütünün genel baskanlığına seçildiği dönem.
Gazioğlu bu trafik içinde yoğun biçimde göz altına alınmış,içeri dışarı girmiş çıkmış
hapis yatmıştır.12 Mart göz altısında da Trabzon ve Ankara'da beraberdik.
Bizden büyüktü, ağabeyimiz sayılırdı.Ama o hiç bir  zaman kendisine böyle bir paye
vermezdi, bizimle arkadaşla, yoldaşca konuşurdu, bizi dinler yanlışlarımızı bize
sabırlıca dostça bize anlatırdı.
Sonradan 12 Eylül Amerikancı faşist cuntası geldi çattı.Kenan Evren ve cuntacı
paşalar Türkiye'yi teslim aldılar.
Bu dönem Gazioglu'nun yurt dışı dönemidir.Yurt dışına çıkması bin bir zorluk dönemidir.Yurt dışında öldüğü bu dönemde vatandaşlıktan çıkarılması , MAÇKA'daki
malına mülküne el konulması hep,bu dönemin ürünüdür . 
Daha sonra faşizmin etkisi biraz azalınca vatandaşlıktan çıkarılması, el konulan
mülkiyeti geri veriliyor , verilmesine ama dökülen su bardağını yeniden doldurmuyor.
Nihayet Türkiye'ye geliyor, ancak hastalanıyor, vefat ediyor.
Ben kendi adıma ondan bir vatansever, bir aydin olarak çok şey öğrendim.
Saygı ve minnetler anıyorum.
Gazioğlu'la özellik TÖB-DER genel başkanlığı döneminde fikirlerimiz tam uyuşmuyordu.Ayrı kamplarda yer almıştık. O Demokratik Merkeziyetçi gruptan
bense Birlik Dayanışma grubundaydik.
Halbuki herbirisi de yanlıştı, koskoca bir örgüt içerisinde iki ayrı grup ve onların
kıran kirana savaşımı. Ne anlamı var, kime ne kazandırıyor?
O zamanlar öyleydi , siyasi partiler sivil toplum örgütleri üzerinden kendi varlıklarını
sürdürmeye çalışıyorlardı.Düşünün ki koskoca TÖB-DER binlerce insanın asil
sorunlarını bırakacak, onlarla ilgilenmeyecek de bir siyasi partinin dözcülüğünu
yapacak.
Bu yanlışları yapmayan yoktu o dönem, hemen hemen herkes o yanılgıya düşmüştü.
Oysaki sız başında bulunduğunuz Demokratı Kitle Örgütünün bütün kitlesini
kucakladiğiniz ölçüde istediğiniz siyasi partiyi destekleyeni.irsiniz.
Maalesef o dönemde bu yanılgıdan kimse yakasını kurtaramıyordu.
Bu günkü Maçka'ya gelince Maçka Gültekin Gazioğlu gibi toplum liderlerini çok,
arar.
Aradan yıllar geçti, Gültekin Gazioğlu'suz yıllar. Ama hiç unutulmadı, adını Maçka'nın
tarihine yazdırdı.Işıklar içinde yatsın.