GELECEĞİNİ BİLİYORDUM
Savaş meydanı iyice kızışmış, kan gövdeyi götürüyordu.
Tarih: 11.2.2019 15:16:38 / 149okunma / 0yorum
Fatma Karahasanoğlu

 

                              GELECEĞİNİ BİLİYORDUM

 

                          Savaş meydanı iyice kızışmış, kan gövdeyi götürüyordu. Havada mermiler uçuşuyor, bedenler parça parça yere düşüyordu. Siperden bir saniye bile baş kaldıramayacak kadar kurşunlar vızır vızırdı. Arkadaşının vurularak yere düştüğünü gören siperdeki asker,  komutanına dönerek; “komutanım, izin verin arkadaşımı alayım.” Komutan, “görmüyor musun? Başımızı bile çıkartamıyoruz. Hem sonra gitmene gerek de kalmadı. Arkadaşın ölmüştür.” Asker ısrarla komutanına gitmek istediğini söyledi. Komutan, “tamam git, arkadaşını al gel. Fakat kurşunlara hedef olma.” Asker, aldığı cevapla, ok gibi yerinden fırladı. Arkadaşını sırtlandı. Birkaç dakika içerisinde arkadaşıyla birlikte sipere yuvarlanarak düştü. Nefes nefese kalmıştı. Komutan, yaralı askerin yanına gitti. Sonra onu yüklenerek sipere getiren askere döndü; “asker, ölmüş. Gitmene değdi mi?” asker; “değdi komutanım. Hem de öyle değdi ki. Yanına gittiğimde bana dedi ki, ‘geleceğini biliyordum.´ Son sözleri bu oldu komutanım.”

                                     ***

            Çanakkale´de hikayeler bitmez. Babasını  hiç tanımayan isimsiz çocuklardan bir tanesinin hikayesi . 

“Anam (Adeviye) benim çocukluğumdan itibaren her sokağa çıkışta her bir yere gidişte yanıma gelir:

– Oğlum ben pazara gidiyorum. Baban gelirse, beni hemen çağır ha…

– Ben komşulara gidiyorum. Baban gelirse, beni hemen çağır ha…

– Ben mevlide gidiyorum. Baban gelirse, beni hemen çağır ha..

Annem babamı bekledi durdu. Büyüdüm dükkan açtım. Annem gene her bir yere gidişte dükkana gelir, gideceği yeri söyler; “Baban gelirse, beni hemen çağır ha!” diye eklerdi.

Aradan yıllar geçti. Anacığım ihtiyarladı. Gene hep değneğini kakarak yanıma gelir; “Baban gelirse, beni hemen çağır ha!” diye tembihlerdi. Günü geldi ağırlaştı. Ölüm döşeğinde bizimle helalleşti:

“Bana iyi baktınız. Hakkınızı helal edin.” Bana döndü yavaşça:

“Baban gelirse, ona annem hep seni bekledi de” dedi. Birden irkilerek doğruldu ve kapıya doğru gülümseyerek;

“Hoş geldin… Hoş geldin!” diyerek ruhunu teslim etti.”

                                             ***

              Sene 1915. Sonbaharın serin yağışlı günlerinden biri. Birinci dünya Harbi bütün cephelerde devam ediyor. Vatanın her tarafında barut ve kan kokusu. Yiğidlerin biri ölüyor, biri yetişiyor. İhtiyarı, genci savaşıyor, didiniyor, ve yurdumuza düşman çizmeleri basmasın diye, el açıp Allah´a dua ediyor. Cepheye durmadan takviye kuvvetleri gidiyor. İşte o kuvvetleri götüren tren, Bilecik İstasyonu´nda beklemekdedir. Askerlerin hepsi sakin. Belki bir daha dönmeyecekler, ama şehid olmak inancı, gönüllerine huzur veriyor.

Sevkiyat subaylarından biri, vagonların arasında, sessiz, hareketsiz bir gölge görür. Merakla şüpheyle yaklaşır. O anda şimşeğin aydınlığında şunlara şahid olur.

Ak saçlı, beli bükülmüş, soluk benizli, başı yaşmaklı, ihtiyar bir Türk anası çakılmış gibi orada duruyor, yağmurdan sırılsıklam olmasına rağmen huşû içinde beklemektedir. Anadolu´nun cefakâr, vefa timsali ve sabırlı anası ile, yaklaşan subay arasında şu konuşma geçer:

-Valide! Yağmurun altında niye bekliyorsun?

-Trende oğlum var, onu selâmetlemeye geldim.

-Oğlun kimdir, nerelidir?…

-Sögüt´ün Akgünlü köyünden, Mehmed oğlu Hüseyin.

-Onu görmek ister misin, çağırayım mı?

-Sana dua ederim, ona söyleyecek tek bir sözüm var.

Hüseyin kısa zamanda bulunur, elini öpen oğlunu bağırına basan ana son olarak:

-Hüseynim oğlum benim, yiğidim!.. Dayın Şıpkal´da, baban Dömeke´de, ağaların Çanakkale´de şehid düştü. Bak, son yongam sensin. Eğer minareden ezan sesi kesilecekse, caminin kandilleri sönecekse sütüm sana haram olsun. Öl de köye dönme, yolun Şıpka´ya uğrarsa eğer, dayının ruhuna bir fatiha okumayı unutma. Haydi oğul! Allah yolunu açık etsin! demiştir.

         Hüseyin son defa anacığının elini öpmüştü. Yaşlı gözlerle, oğluna bakan Türk anası, son evlâdını da dualarla bu şekilde cepheye uğurlamıştır.

Anahtar Kelimeler: GELECEĞİNİ, BİLİYORDUM
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
EMANET (15 Nisan 2019 - Pazartesi)
ÇOCUK - ANNE VE BABA (08 Nisan 2019 - Pazartesi)
KOCAMAN SIFIRLAR (01 Nisan 2019 - Pazartesi)
BAĞIMSIZLIK MEŞALESİ (25 Mart 2019 - Pazartesi)
KOVALARDAN BİRİ ÇATLAK (18 Mart 2019 - Pazartesi)
GÜLER MİSİN AĞLAR MISIN? (11 Mart 2019 - Pazartesi)
BAKIŞ AÇISI (04 Mart 2019 - Pazartesi)
HAZİNE (25 Şubat 2019 - Pazartesi)
ANTİKACI (20 Şubat 2019 - Çarşamba)
ASLINA DÖN (04 Şubat 2019 - Pazartesi)
NELER OLUYOR (28 Ocak 2019 - Pazartesi)
TEK BİR HAREKET (21 Ocak 2019 - Pazartesi)
GEÇMİŞTEN BUGÜNE (17 Ocak 2019 - Perşembe)
BU DA GEÇER (07 Ocak 2019 - Pazartesi)
HELAL LOKMA (31 Aralık 2018 - Pazartesi)
HANGİ ARA BÖYLE OLDUK (24 Aralık 2018 - Pazartesi)
KAR- TİYATRO- GÖÇMEN (18 Aralık 2018 - Salı)
İSTENSEDE İSTENMESEDE (10 Aralık 2018 - Pazartesi)
EHEMMİYET VERME (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
İNSANLAR VE HAYATLAR (08 Ekim 2018 - Pazartesi)
AKILLAR KAÇTI (01 Ekim 2018 - Pazartesi)
GARİPLİKLER DÜNYASI (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
HER ŞEY BELLEKLERDE SAKLI (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
ANILAR (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
YÜZBAŞI MUSTAFA KEMAL VE KURTLAR (29 Mayıs 2018 - Salı)
ANILAR (29 Mayıs 2018 - Salı)
ANILARA DEVAM (29 Mayıs 2018 - Salı)
ANILAR (29 Mayıs 2018 - Salı)
ANILARA DEVAM (29 Mayıs 2018 - Salı)
ANILAR (29 Mayıs 2018 - Salı)
ETME BULMA DÜNYASI (29 Mayıs 2018 - Salı)
BİR ÇİFTÇİNİN ŞİKAYETİ (13 Nisan 2018 - Cuma)
KIRLANGIÇLAR (19 Mart 2018 - Pazartesi)
APTAL KUŞ (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
KUTSAL EMANETLER (09 Şubat 2018 - Cuma)
KISSADAN HİSSE (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
ILICA´DA AKŞAM YEMEĞİ (26 Ocak 2018 - Cuma)
ZEYNEP KAMİL (05 Ocak 2018 - Cuma)
DEDEM KORKUT´TAN SEÇME HİKAYELER (29 Aralık 2017 - Cuma)
SEVGİ VE SAYGI KURALLI YAŞAMIN GEREĞİDİR (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
GÖNÜL ALMAK (01 Aralık 2017 - Cuma)
SEVGİ ÇİÇEĞİ (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
İBRETLİK HAYATLAR (17 Kasım 2017 - Cuma)
VATAN HASRETİ, EVLAT ACISI (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
EĞİTİM (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
YALAN (25 Eylül 2017 - Pazartesi)
“İYİ Kİ VARSIN EREN” (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
KORKU ŞİDDETİ GETİRİR (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
İKİ HİKAYE (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
DENKLEMİ İYİ KURMALI (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
KURŞUN KADAR AĞIR (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
AKILLI TELEFON CAHİLLİĞİ (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ÇARESİZLİK Mİ, ALIŞKANLIK MI (30 Haziran 2017 - Cuma)
EVLATLAR YÜREKLERDE SAKLI (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
BİZ İNSANOĞLUNA NE OLUYOR? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
YALAKA (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
YAZILACAK ÇOK ŞEY VAR! (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN (16 Mayıs 2017 - Salı)
ŞİDDETİN ADRESİ HER YERDE (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
UYUŞTURULAN BEYİNLER (01 Mayıs 2017 - Pazartesi)
OLUMSUZLUKLAR (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
ONLARDA DUVAR MİSALİ !.. (19 Nisan 2017 - Çarşamba)
BİR GAZETECİNİN ARDINDAN (07 Nisan 2017 - Cuma)
ANNE SEVGİSİ (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
SAVAŞIN GÖZYAŞLARI (27 Mart 2017 - Pazartesi)
SANİYE SANİYE TAKİP (13 Mart 2017 - Pazartesi)
BİR PARMAK FARKI (06 Mart 2017 - Pazartesi)
NASIL BİR BUNALIM (26 Şubat 2017 - Pazar)
GÜNEŞ GECE BİZİ ISITIYOR (22 Şubat 2017 - Çarşamba)
VİRANE KÖY (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
MAVİ BİLYE DÜNYAMIZ (27 Ocak 2017 - Cuma)
DÜŞÜNCELER ŞELALESİ (20 Ocak 2017 - Cuma)
“SADECE HACI ANNEYE AİT” (06 Ocak 2017 - Cuma)
ONLAR SAVAŞIN ÇOCUKLARI (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
KİMSE FARKINDA DEĞİL (23 Aralık 2016 - Cuma)
HAYAT (18 Aralık 2016 - Pazar)
GELECEĞE BUGÜNDEN BAKABİLMELİ (18 Aralık 2016 - Pazar)
EĞİTİM ÖĞRETİM YILI AÇILDI (18 Aralık 2016 - Pazar)
BU VATAN BİZİM (16 Aralık 2016 - Cuma)
BİR DİRHEM ALTIN (09 Aralık 2016 - Cuma)
GAZETECİLERE ROZET TAKILDI (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
aa
Son Sayı
Önceki Sayılar
SAYFA EDİTÖRÜ

sayfa deneme

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Evinizde bulunan toz parçacıklarının büyük çoğunluğunu ölü deriler oluşturur.

toz parçacıkları
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29