Ahmet Hamdi Tanpınar ( 1901; 1962)
Ahmet Hamdi Tanpınar ( 1901; 1962)
Tarih: 4.2.2019 12:05:50/ 232okunma / 0yorum

 

 

Ahmet Hamdi Tanpınar ( 1901; 1962)

 

               23 Haziran 1901´de İstanbul´da doğdu. Kadı Hüseyin Fikri Efendi´nin oğlu. Baytar Mektebi´ni bırakarak girdiği Darülfünun-ı Osmani´nin (Bugünkü İstanbul Üniversitesi) EdebiyatFakültesi´nden 1923´te mezun oldu. Erzurum, Konya ve Ankara´daki liselerde öğretmenlik yaptı. Gazi Terbiye Enstitüsü´nde (Gazi Eğitim Enstitüsü) edebiyat dersleri verdi. 1933´ten sonra İstanbul´da Kadıköy Lisesi´nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Güzel Sanatlar Akademisi´nde sanat tarihi ve estetik dersleri verdi. 1939´da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi´nde yeni kurulan Türk Edebiyatı Kürsüsü profesörlüğüne getirildi. 1942 ara seçimlerinde CHP´den Maraş Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi´ne girdi, üniversitedeki görevinden ayrıldı. 1946 seçimlerinde tekrar aday gösterilmeyince bir süre Milli Eğitim Müfettişliği yaptı. Güzel Sanatlar Akademisinde tekrar derse girmeye başladı. 1949´da da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü´ne döndü. Bu görevdeyken 24 Ocak 1962´de İstanbul´da yaşamını yitirdi.

               Adını ilk kez "Altın Kitap" dergisinde yayınlanan "Musul Akşamları" şiiriyle duyurdu. Dergah, Milli Mecmua, Hayat, Görüş, Ülkü, Varlık, Oluş, Kültür Haftası ve Aile dergilerinde şiirleri yayınlandı. Hece vezniyle yazdığı bu ilk şiirler, imge zenginliklikleri ve müzikal nitelikleriyle dikkat çeker.

Şiir zevkinin oluşumunda özellikle Yahya Kemal ve Ahmet Haşim´in etkisinden özellikle söz etmektedir. Şiir dışında roman, öykü, deneme, makale, edebiyat tarihi gibi türlerde de eser vermiştir. Şairliğinin yanı sıra usta bir romancı, edebiyat araştırmalarında referans kabul edilen bir araştırmacıdır. Yahya Kemal´i taklit endişesiyle şiire karşı hep mesafeli bir duruş sergilemiştir. Fransız sembolizmini derinlemesine incelemiştir. Rüya, zaman ve bilinçaltı onun şiirlerindeki ana izleklerdir. İlk şiirlerinde hece ölçüsü daha sonra ise serbest ölçüye yönelmiştir.

Edebiyat Fakültesi´nde öğrencisi olduğu Yahya Kemal Beyatlı´dan çok etkilendi. Ama ilk eserlerinde Yahya Kemal´den çok Ahmet Haşim izleri görülür. Haşim gibi o da küçük yaşta kaybettiği annesinin yokluğundan duyduğu acıyı ve kendisini avutacak bir sevginin özlemini dile getirir. İçe dönük bir bakışla doğa ile iletişim kurmaya çalışır.

Şiirinin bir başka yönü Bergson felsefesinden kaynanlanan zaman kavramıdır. Onun eserlerinde zaman, basit bir süreklilik değil, çok katlı ve karmaşık bir akıştır. "Ne İçindeyim Zamanın", "Bursa´da Zaman" şiirleri bu olgunun örnekleridir.

İlk romanı "Mahur Beste" 1944´te Ülkü Dergisi´nde yayınlandı. Osmanlı Devleti´nin son döneminde seçkin bir çevrenin yaşayışını sergileyen bu romanın ardandan, kendi yaşamından da izler taşıyan "Huzur" 1949´da basıldı. Huzur, hem bir aşk hem de Tanpınar´ın İstanbul´a olan derin sevgisinin romanıdır. Estetik anlayışının, kültür birikiminin ve geçmiş kültürlere yaslanan yaşam felsefesini yansıttığı bu kitabı Tanpınar´ın en yetkin romanı sayılır.

Romanda, Mümtaz ile Nuran´ın aşkı çerçevesinde Doğu ile Batı, eski ile yeni, geçmişin değerleriyle var olan değerler, aşk ile toplumsal sorumluluk arasındaki çatışmayı ve bu çatışmanın doğurduğu bireysel bunalımları irdeler.

1950´de Yeni İstanbul gazetesinde yayınlanan ancak ölümünden sonra 1973´te basılan "Sahnenin Dışındakiler" ile 1961´de basılan "Saatleri Ayarlama Enstitüsü"nde de iki uygarlık, iki değerler sistemi arasında bocalayan Türk toplumunun ironik tablosu çizilir.

Ölümünden sonra plan ve notlarına dayanılarak biraraya getirilen ve 1987´de yayınlanan "Aydaki Kadın" da da aynı irdeleme vardır.

Şiir, roman ve yazılarının yanısıra İstanbul, Bursa, Ankara, Erzurum ve Konya kentlerini doğal, tarihsel ve kültürel yapılarıyla anlattığı 1946´da basılan "5 Şehir" önemli eserleri arasındadır.

Ahmet Hamdi Tanpınar´ın Eserleri

Şiir:

  • Bütün Şiirleri (1976-1981)

Roman:

  • Mahur Beste (tefrika 1944 - basım 1975)
  • Huzur (1949-1983)
  • Sahnenin Dışındakiler (tefrika 1950- basım 1973)
  • Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1961-1977)
  • Ay´daki Kadın (ölümünden sonra 1987)

Öykü:

  • Abdullah Efendi´nin Rüyaları (1943-1983)
  • Yaz Yağmuru (1955-1983)
  • Hikayeler (Kitaplaşmayan iki hikayesiyle birlikte tüm öyküleri, 1983)

Deneme:

  • Beş Şehir (1946-2001)
  • Yaşadığım Gibi (1970-1977)

Araştırma-İnceleme:

  • Tevfik Fikret (1937-1944)
  • Namık Kemal (1942)
  • Edebiyat Üzerine Makaleler (1969-1977)
  • Yahya Kemal (1940-1982)
  • 19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi (Ancak birinci cildini tamamlayabildi,1942-1985)
  • Tanpınar´ın Şiir Dünyası, Mehmet Kaplan (İÜ Edebiyat Fak. Yay.,1964; ikinci basım, Dergâh Yay.,1983)
  • Ahmet Hamdi Tanpınar´ın Mektupları, Zeynep Kerman (1974; genişletilmiş ikinci basım, 1992)
  • Ahmet Hamdi Tanpınar´dan Seçmeler, Enis Batur (YKY, 1992)
  • Boşluğa Açılan Kapı, Haluk Sunat (Bağlam, 2004)
  • "Bir Gül Bu Karanlıklarda" Tanpınar Üzerine Yazılar. Hazırlayanlar: Abdullah Uçman, Handan İnci. Kitabevi, 2002.
  • Günlüklerin Işığında Tanpınar´la Başbaşa Hazırlayanlar: Zeynep Kerman, İnci Enginün. Dergâh Yay., 2007.
  • Ahmet Hamdi Tanpınar Hazırlayan: Ümit Meriç. Ufuk Kitapları, 2002.
  • Bir Hülya Adamının Romanı - Ahmet Hamdi Tanpınar Hazırlayan: Orhan Okay. Dergâh Yay., 2010.

Hakkında Yayımlanmış Eserler

Ahmet Hamdi TANPINAR (Ek Bilgi)

Edebiyatın birçok dalında eser veren sanatçılarımızdandır. Hemen tüm eserlerinde, zaman üzerinde durur. Romanda özel bir basan gösteren sanatçı Batı´daki gelişmelen yakından izlemiştir. Romanlannda Doğu ve Batı kültürlerinin kaynaştığı görülür. Bu kaynaşma hem histe hem fikirde hem de sanatlarda kendini gösterir.

Romanlannda hitabete, nutuğa, telkine yer vermez. Yapmacıksız, uydurmasız, konuşma diline has bir sözcük seçimiyle eser yazar. Teşbih ve istiarelere bol yer vermişse de bunlar gereksizmiş hissini vermez.

Tanpınar´ın düşünce ve hayalle başkalaşan gözlemlerinin dolaştığı istanbul sokakları, camileri, çarşıları, harabeleri özellikle mütareke yıllarının sıkıntıları, maddi, manevi yıkımları içinde geçmiş olan gençlik çağı, romanını zevkli kılan sebepler arasındadır.

"Saatleri Ayarlama Enstitüsü" romanında Cumhuriyet döneminde değişen insanın iç buhranlarına değinir. Bu bunalımları anlatırken, yazarın o dönemde Avrupa´da yaygın bir akım olan Egsiztansiyalizm akımından etkilendiği görülür.

Huzur romanı ise başkahraman Mümtaz´ın tasaları, duyuşları, düşünce ve rüyaları etrafında dönmektedir. Bir kültür bunalımının sancıları ve sıkıntıları içinde bunalan kişiler, gerçek ile rüya arasında gider gelir.

Tanpınar´da rüya çok önemlidir. Hemen tüm eserlerinde rüyaya geniş yer verir. Rüyayı insanı rahatlatan önemli bir etki olarak görür. Aynı özellikler Mahur Beste, Aynadaki Kadın, Karşı Karşıya romanlarında da vardır.

Sanatçının rüyaya verdiği önemi "Abdullah Efendi´nin Rüyaları" adındaki hikayelerinde de görürüz. Biraz Sürrealizm´den izler taşıyan hikayeler, yazann gerçeklerden kaçışını da ifade eder.

Şiir alanında da önemli çalışmaları bulunan Tanpınar, kendi şiir dilini, rüya nazmının hakim olmasını istediği bir estetiğin içinde aramıştır. Şiirlerindeki bazı söyleyişlerde sembolistizler görülür.

Biçim olarak belli bir kalıba bağlı kalmayan sanatçı, şiirlerinde hece ölçüsünü kullanmış, onda aruz sesi bulmaya çalışmıştır. Şiirlerinde gerçekten kaçar, dinleniklik, sessizlik arar. Bunu da rüyalarda ve musikide bulur. Şiirlerinde toplum değil "ben" vardır. Dış dünya değil, şuuraltı sezilir.

Tanpınar´ın deneme ve makaleleri de vardır. Özellikle "Beş Şehir" adlı eserinde Ankara, Erzurum, Bursa, Konya, İstanbul´un tabiatından kültürüne kadar tanıtıldığı görülür. Makalelerini "Yaşadığım Gibi" adıyla kitap haline getirmiştir.

Edebiyat tarihi alanında da çalışmaları bulunan sanatçı 19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi´ni yazmıştır.

Değişik yazarlarla ilgili biyografiler, mektuplar da bırakan Tanpınar döneminin yeri doldurulamaz bir sanatçısıdır.

Bugün edebiyat alanında onun yetiştirdiği birçok öğrenci vardır.

Şiirlerinden Örnekler:

NE İÇİNDEYİM ZAMANIN

Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.

Bir garip rüya rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.

Başım sükutu öğüten
Uçsuz bucaksız değirmen;
İçim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş.

Kökü bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim.

GÜNLERİMİZ

İçlenme, beyhudedir, maziyi sakın anma!
O vefasız yavruya benzer ki günlerimiz.
Kendini yuvasından bırakır ki akşama
Benzeyen göle, sessiz...

Ruhundaki susuzluk engin mesafelere
Duyurmadan ne anne ne bir yuva hasreti,
Narin kanatlarıyla uçar orman, dağ, dere
Ve bir gün bir çukurda bulunur iskeleti.

MAVİ, MAVİYDİ GÖKYÜZÜ

Mavi, maviydi gökyüzü
Bulutlar beyaz, beyazdı
Boşluğu ve üzüntüsü
İçinde ne garip yazdı...

Garip, güzel, sonra mahzun
Işıkla yağmur beraber,
Bir türkü ki gamlı, uzun,
Ve sen gülünce açan güller,

Beyaz, beyazdı bulutlar,
Gölgeler buğulu, derin;
Ah o hiç dinmeyen rüzgâr
Ve uykusu çiçeklerin.

Mor aydınlıkta bir çınar
Veya kestane dibinde;
Mahmur süzülen bakışlar
İkindi saatlerinde...

Birden gülümseyen yüzün
Sabahların aynasında
Ve beni çıldırtan hüzün
İki bakış arasında.

HATIRLAMA

Sen akşamlar kadar büyülü, sıcak,
Rüyalarım kadar sade, güzeldin,
Başbaşa uzandık günlerce ıslak
Çimenlerine yaz bahçelerinin.
Ömrün gecesinde sükun, aydınlık
Boşanan bir seldi avuçlarından,
Bir masal meyvası gibi paylaştık
Mehtabı kırılmış dal uçlarından.

BAŞIMIZIN ÜSTÜNDE BİR BULUTUN

Başımızın üstünde bir bulutun
Güneşe asılmış gölgesi,
Uzakta toz halinde dağılan
Yoğurtçu sesi,
Gün bitmeden başladı içimizde
Yarınsız insanların gecesi.

 







Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Ahmet Hamdi Tanpınar 1901 1962
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
                FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ (1821-1881)
FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ (1821-1881)
FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ (1821-1881)
LA FONTAİNE´İN MASALLAR´INDA TÜRK/OSMANLI İZLERİ
LA FONTAİNE´İN MASALLAR´INDA TÜRK/OSMANLI İZLERİ
LA FONTAİNE´İN MASALLAR´INDA TÜRK/OSMANLI İZLERİ
Abdi İpekçi
Abdi İpekçi
Gazeteci - yazar Abdi İpekçi 1 Şubat 1979´da Mehmet Ali Ağca tarafından vurularak öldürüldü. Peki, Abdi İpekçi kimdir?
Türk yıldızları, birincilik getirdi
Türk yıldızları, birincilik getirdi
Türk yıldızları, birincilik getirdi
600 fotoğraflık dev yarışma sonuçlandı
600 fotoğraflık dev yarışma sonuçlandı
600 fotoğraflık dev yarışma sonuçlandı
  SEBAHATTİN EYÜBOĞLU (1908-1973)
SEBAHATTİN EYÜBOĞLU (1908-1973)
SEBAHATTİN EYÜBOĞLU (1908-1973)
KİTAP TÜCCARLIĞI
KİTAP TÜCCARLIĞI
Kitap fiyatları gittikçe artıyor. Kimse kusura bakmasın bir kitaba 25-30 TL verilmez.
Arif Nihat Asya (7 Şubat 1904, Çatalca, İstanbul - 5 Ocak 1975, Ankara)
Arif Nihat Asya (7 Şubat 1904, Çatalca, İstanbul - 5 Ocak 1975, Ankara)
7 Şubat 1904´te İstanbul Çatalca´da doğdu, 5 Ocak 1975´te Ankara´da yaşamını yitirdi. İstanbul Üniversitesi Yüksek Öğretmen Okulu Edebiyat Bölümü´nü bitirdi.
YILIN BASIN FOTOĞRAFLARI  HEYECANI BAŞLIYOR
YILIN BASIN FOTOĞRAFLARI HEYECANI BAŞLIYOR
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği´nin 34 yıldır aralıksız olarak düzenlediği “Yılın Basın Fotoğrafları” yarışmasının başvuruları başladı. Türkiye´nin en uzun soluklu fotoğraf yarışması “Yılın Basın Fotoğrafları”, medya dünyasının da en prestijli ödülleri arasında yer alıyor.
               Mehmet Akif Ersoy´un Hayatı (1873 – 1936)
Mehmet Akif Ersoy´un Hayatı (1873 – 1936)
Mehmet Akif Ersoy, 1873 yılında İstanb ul´da doğdu
Bilge Karasu (1930-1995)
Bilge Karasu (1930-1995)
1930´da İstanbul´da doğdu. 13 Temmuz 1995´te yaşamını yitirdi.
FESTİVAL SONA ERDİ
FESTİVAL SONA ERDİ
AB İnsan Hakları Film Festivali tüm yurttaki Avrupa Birliği Bilgi Merkezleriyle birlikte aynı anda başladığı Trabzon´da 10 Aralık´taki gösterimle sona erdi.
TRABZON´DA BULUŞTULAR
TRABZON´DA BULUŞTULAR
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği´nin (ÇYDD) bu yıl 6.´sını düzenlediği Kitap ve Kültür Fuarı, sevilen oyuncu ve ünlü senaristi Trabzon´da buluşturdu.
FİLM GÜNLERİ TRABZON´DA BAŞLIYOR
FİLM GÜNLERİ TRABZON´DA BAŞLIYOR
Bu yıl 8.´si gerçekleştirilecek olan “İnsan Hakları Film Günleri” Türkiye´deki Avrupa Birliği Merkezleriyle eş zamanlı olarak Trabzon´da başlıyor.
TRABZON, KİTAP VE KÜLTÜR ŞÖLENİNDE BULUŞTU
TRABZON, KİTAP VE KÜLTÜR ŞÖLENİNDE BULUŞTU
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin hazırladığı ve Ömer Güner´e ithaf edilen 6. Kitap ve Kültür Şöleni Trabzon halkıyla buluştu.
KİM O?
KİM O?
KİM O?
YENİ MÜDÜR KARAHASAN
YENİ MÜDÜR KARAHASAN
Trabzon Devlet Tiyatrosu Müdürlüğüne atanan Elvan Saliha Karahasan,ayağının tozuyla TTSO´yu ziyaret ederek verdikleri desteğe teşekkür etti.
Trabzon Devlet Tiyatrosu  Karahasan´a teslim
Trabzon Devlet Tiyatrosu Karahasan´a teslim
Trabzon Devlet Tiyatro Müdürlüğüne Elvan Saliha Karahasan atandı. Karahasan doğup büyüdüğü kente vefa borcunu ödeyeceğini söyledi
MAÇKALI YAZARLARDAN BÜYÜK BULUŞMA
MAÇKALI YAZARLARDAN BÜYÜK BULUŞMA
MAÇKALI YAZARLARDAN BÜYÜK BULUŞMA
Maçkalı yazarlardan imza günü
Maçkalı yazarlardan imza günü
Maçkalı yazarlardan imza günü
YOKSA SİZ
YOKSA SİZ
BUYURSUNLAR EFENDİM.
MAÇKA KÜLTÜR MERKEZİNE KAVUŞUYOR
MAÇKA KÜLTÜR MERKEZİNE KAVUŞUYOR
İlçemizin en büyük eksiklerinden biri olan Kültür Merkezi Maçka Belediyesi tarafından yapılıyor.
HARİTADA BİR SİYAH NOKTA
HARİTADA BİR SİYAH NOKTA
HARİTADA BİR SİYAH NOKTA
Gönüllerin sultanı
Gönüllerin sultanı
Seferihisar ilçesinin kadife sesli güler yüzlüsü Pelin Taneli Kadıoğlu, sahnelerin aranan ismi. İzmir´den Ardahan´a, Edirne´den Hakkari´ye kadar gönüllerin sultanı olmayı başarmış bir ses
BADEGÜL ABLA
BADEGÜL ABLA
Bizim köyün bir Badegül Abla´sı vardı.
HİDAYET ABİ´Yİ BEN ÖLDÜRMEDİM
HİDAYET ABİ´Yİ BEN ÖLDÜRMEDİM
Bir hikâye nerede başlar, nerede biter?
ÇOCUKLAR SİNEMA İLE BULUŞTU
ÇOCUKLAR SİNEMA İLE BULUŞTU
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası AB Bilgi Merkezi, 9 Mayıs Avrupa Günü dolayısıyla Trabzon´un köyve şehir merkezinde yaşayan çocukları sinemaya götürdü.
MS hastaları moral gecesinde bir araya geldi
MS hastaları moral gecesinde bir araya geldi
Doğu Karadeniz MS Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği´nin düzenlediği Farkındalık ve Moral Gecesinde katılımcılara seslenen Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, “Hastalarımıza sahip çıkan, ailelerinde destek olan, sosyal destekleri sağlayan, hastanelerimizi herkesin hastanesi yapan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan´dır. Sağlık Bakanlığı müsteşarı olarak ben bunu yaşadım” dedi.
ANLAMLI SERGİ!
ANLAMLI SERGİ!
Gençağa Küçük´den kardeşi Şehit Mustafa Küçük Anısına Anlamlı Sergi
KÜÇÜREK ÖYKÜLER
KÜÇÜREK ÖYKÜLER
* Mendil, bir tutam saç, suskunluk!
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.3141
EURO
6.0263
aa
Son Sayı
Önceki Sayılar
SAYFA EDİTÖRÜ

sayfa deneme

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Soğuk iklimde yaşayan tatlı su kaplumbağası türü olan kaplumbağaların,sonbaharda derin bir nefes alarak girdikleri sudan,ilkbaharda çıktıklarını ve bu kaplumbağaların üç ay oksijensiz hayatta glikolizden enerji sağlayarak kalabildiklerini ve bunların kalp atışlarının dakikada bir olduğunu,

Su kaplumbağları hakkında bilgi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29