YAŞAR KEMAL (1923-2015)
Gerçek adı Kemal Sadık Gökçeli olan Yaşar Kemal, Nigar Hanım ile çiftçi Sadık Efendi´nin oğlu olarak, Adana sınırları içerisindeki Osmaniye´de 6 Ekim 1923´te dünyaya geldi. Yaşar Kemal´in Van-Ercişli olan ailesi, 1. Dünya Savaşı yıllarında sırasıyla Diyarbakır, Urfa ve Antep´e gitti, son olarak da Adana´ya yerleşti.
Tarih: 4.3.2019 11:19:58/ 227okunma / 0yorum

                                            YAŞAR KEMAL (1923-2015)

 

                      Gerçek adı Kemal Sadık Gökçeli olan Yaşar Kemal, Nigar Hanım ile çiftçi Sadık Efendi´nin oğlu olarak, Adana sınırları içerisindeki Osmaniye´de 6 Ekim 1923´te dünyaya geldi. Yaşar Kemal´in Van-Ercişli olan ailesi, 1. Dünya Savaşı yıllarında sırasıyla Diyarbakır, Urfa ve Antep´e gitti, son olarak da Adana´ya yerleşti.

Bir buçuk yıl süren göç esnasında Yusuf adlı yaralı bir çocuğu yanına alarak evlat edinen Sadık Efendi, henüz 4 yaşındaki Yaşar Kemal´in gözleri önünde, Yusuf tarafından öldürüldü. Kemal, bu olaydan çok etkilendiğinden 12 yaşına kadar kekeme konuştu.

Yaşar Kemal, küçük yaşta bir kaza sonucu sağ gözünü kaybederken, 8 yaşındayken köye gelen bir tuhafiyecinin köy kadınlarının borcunu yazmasından etkilenip, yazmaya ilgi duydu. Küçük yaşta doğaya, insanlara ve topluma karşı ilgi duyarak eserlerinin temelini oluşturan Yaşar Kemal, ilkokula gitmeden önce “Aşık Kemal” mahlasıyla halk şiirlerine imza attı.

İlkokula 9 yaşında başlayan Kemal, okul arkadaşı Aşık Mecit ile aşıklarla atışacak derecede türküler söyleyip ağıtlar yakarken, annesinin engel olmasından dolayı saz çalmayı tam anlamıyla başaramadı. Kemal, 1938´de mezun oldu.

            Kaleme aldığı ilk şiiri “Seyhan”, 1939´da Adana Halkevi Dergisi´nde yayımlandı.

Ortaokula 1941´de başlayan ancak son sınıfta hastalandığı ve kendini edebiyata verdiği için, yatılı öğrencilik hakkını kaybeden Kemal, ırgat katipliği, memurluk, ırgatlık, inşaat denetçiliği, öğretmen vekilliği ve arzuhalcilik gibi farklı işlerde çalıştı.

Kemal, hayatın zorluklarıyla olgunlaşırken, toplumun acılarını ve yaşadıklarını eserlerine yansıttı. Halk edebiyatına da ilgi duyan Kemal´in şiirleri 1940´lı yıllarda “Çığ”, “Ülke”, “Millet”, “Kovan” ve “Beşpınar” dergilerinde okurla buluştu.

Aynı yıllarda Pertev Naili Boratav, Nurullah Ataç, Güzin Dino, Arif Dino ve Abidin Dino ile tanışan Kemal, Abidin Dino vesilesiyle okuduğu “Don Kişot” eserinden etkilenerek, Batı edebiyatı üzerine daha çok okuma yaptı.

Usta yazarın, 1940-1941 arasında Çukurova ile Toroslar´dan derlediği ağıtları içeren “Ağıtlar” adlı ilk kitabı, 1943´te Adana Halkevi tarafından yayımlandı.

Yaşar Kemal, 1946´da askerliğini yaptığı Kayseri´de ilk uzun hikaye kitabı “Pis Hikaye”yi kaleme aldı.

             İstanbul´a 1951´de taşınan Kemal, kısa bir süre işsizlikten sonra “Yaşar Kemal” imzasıyla, Cumhuriyet gazetesinde, fıkra ve röportaj yazdı. Yazılarında Anadolu insanının iktisadi ve toplumsal sorunlarını anlatmaya çalışan Kemal´in yine bu dönemde yaptığı “Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün” başlıklı röportajı, Gazeteciler Cemiyetince verilen “Özel Başarı Armağanı”na değer görüldü.

Kemal, 1952´de Sultan 2. Abdülhamid´in baştabibi Jak Mandil Efendi´nin torunu Thilda Serrero ile evlendi. Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İspanyolcayı iyi bilen Serrero, Kemal´in 7 eserini yabancı dillere çevirdi, çeşitli yayınevleriyle ilişkiler kurarak, eşinin Avrupa´da daha çabuk tanınmasını sağladı. Raşit Gökçeli adlı bir oğlu olan çiftin evliliği, Serrero´nun vefat ettiği 17 Ocak 2001´e kadar devam etti. Usta yazar, 2002´de Ayşe Semiha Baban ile evlendi.

“Bebek”, “Dükkancı” ve “Memet” adlı hikayelerinin de içinde bulunduğu “Sarı Sıcak” kitabını 1952´de yazan Kemal, yoksulluk, şiddet, dayanışma, yozlaşma, doğa tutkusu, insan-doğa çatışmasını eserinde işledi.

Yaşar Kemal, “Sünger Avcıları” başlıklı röportaj dizisiyle okuyucuların beğenisini kazanırken, 1955´te Varlık dergisinin “Roman Armağanı”nı kendisine kazandıran romanı “İnce Memed”i yayımladı. Yazarın, 1953-1954´te Cumhuriyet gazetesinde dizi olarak yayımlanan yazılarından oluşan eser, 40´tan fazla dile çevrilerek, dünya çapında ilgi gördü.

Edebiyat hayatının yanı sıra, siyasi faaliyetlere devam eden Kemal, 1967´de çıkarmaya başladığı “Ant” adlı derginin eklerinden biri sebebiyle 18 ay hapse mahkum oldu. Daha sonra bu karar, Yargıtay tarafından bozuldu.

Yazıları ve siyasi etkinlikleri dolayısıyla birçok kez kovuşturmaya uğrayan Yaşar Kemal, 1974-1975´te Türkiye Yazarlar Sendikası´nda Genel Başkan olarak görev yaptı. Kemal, 1988´de kurulan PEN Yazarlar Derneği´nin de ilk başkanı oldu.

Eserlerinde sade ve akıcı bir üslup kullanmayı tercih eden ünlü yazar, roman ve öykülerinde çoğunlukla Çukurova´da yaşanan insan dramlarını işledi. Kemal´in “İnce Memed”in de aralarında bulunduğu 9 eseri de beyazperdeye aktarıldı ve birçok eseri tiyatroya uyarlandı. Kitaplarında Anadolu´nun efsane ve masallarından da yararlanan Kemal, 1970´ten sonra yazdığı romanlarında ise şehir insanının hayatını ele aldı.

             Yaşar Kemal, ilki 1973´te olmak üzere pek çok kez Nobel´e aday gösterilmesine rağmen bir türlü Nobel ödülünü alamadı. Nobel´e aday gösterilen ilk Türk olan Kemal, verdiği bir röportajda “Ölene kadar da aday olacağım.” şeklinde görüşlerini dile getirdi.

Yakın dostu Zülfü Livaneli, Nobel ödülünün küçük hesaplar ve kıskançlıklar dolayısıyla Yaşar Kemal´e verilmediğini, “Sevdalım Hayat” kitabında şu sözlerle aktardı:

“Bir seferinde Yaşar Kemal, Nobel Ödülü´ne çok yaklaşmıştı. En güçlü aday olarak adı geçiyordu ve sonradan öğrendiğimize göre ödülü kazanamaması için hiçbir neden yoktu. Tam o sırada bazı Türkler ve Türkiyeli Kürtler devreye girerek, Yaşar Kemal aleyhine bir dedikodu çarkı çevirdiler. İsveç akademisine, Türk edebiyatını iyi bilmediklerini, aslında Yaşar Kemal´in Türkiye´de beşinci sınıf bir yazar olduğunu, sadece o çevrilmiş olduğu için ödülü ona vermenin haksızlık olacağını söylemişler. Bu arada bazı Kürtler de Yaşar Kemal´in Kürt olduğu halde Türkçe yazmasının Kürt kimliğini inkar etme anlamına geldiğini öne süren bir kampanya başlattılar. Onlara göre Yaşar Kemal, Kürt halkının masallarını alıp Türklere mal etmekle görevli bir devlet yazarıydı. Lars Gustafson adlı İsveçli romancı Avusturya´da tanıştığı Diana Canetti adlı Türkiyeli bir yazarın Türkiye´de Yaşar Kemal´den daha ünlü olduğunu yazınca dayanamadım ve yazının yayımlandığı Expressen gazetesine bir açıklama gönderdim. Bu tartışmalar, zaten kıl payı dengeler üstünde duran İsveç akademisini ürküttü ve Yaşar Kemal´e verecekleri ödülü ertelemeyi uygun görüp Patrick White´a verdiler.”

YAŞAR KEMAL´İN ALDIĞI ÖDÜLLER

Adana Çukurova´da yazı hayatına başlayan Yaşar Kemal´e, 1993´de Kültür ve Turizm Bakanlığı Büyük Ödülü, 2008´de ise edebiyat dalında “Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü” takdim edildi. Ödülü dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül´ün elinden alan Kemal, ödül konuşmasında “Anadolu sayesinde dünya kültürüne katkı sağlayacağız. Kitaplarımı okuyanlar barışçı olsunlar. Yoksa zahmet etmesinler.” ifadelerini kullanmıştı.

Yurt dışında da birçok ödüle layık görülen Kemal, “Uluslararası Cino del Duca ödülü”, “Legion d´Honneur nişanı”, “Commandeur payesi”, “Fransız Kültür Bakanlığı Commandeur des Arts et des Lettres Nişanı”, “Premi Internacional Catalunya”, Fransa tarafından verilen “Legion d´Honneur Grand Officier rütbesi”, Alman Kitapçılar Birliği´nin verdiği “Frankfurt Kitap Fuarı Barış Ödülü”nün de bulunduğu 20´yi aşkın ödül, ikisi yurt dışında olmak üzere, 7 fahri doktorluk payesi aldı.

Hayatı boyunca şiir, öykü, roman, anı, röportaj, derleme, söyleşi, deneme, oyun, fıkra, makale ve senaryo gibi birçok edebi türde eser kaleme alan usta yazar, Türk edebiyatına 26 roman, 11 deneme, 9 röportaj, 2 öykü ve şiir alanında bir eseri miras bıraktı.

Yaşar Kemal, solunum yetmezliği şikayetiyle tedavi gördüğü hastanede, çoklu organ yetersizliği ve kalp ritim bozukluğu sebebiyle 28 Şubat 2015´de 92 yaşında vefat etti ve Zincirlikuyu Mezarlığı´na defnedildi.

 ROMAN VE ESERLERİNDEN BAZILARI

“Demirciler Çarşısı Cinayeti (1974)”, “Yusufçuk Yusuf (1975)”, “Yılanı Öldürseler (1976)”, “Al Gözüm Seyreyle Salih (1976)”, “Kuşlar da Gitti (1978)”, “Deniz Küstü (1978)”, “Yağmurcuk Kuşu (1980)”, “Kale Kapısı (1985)”, “Kanın Sesi (1991)”, “Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana (1997)”, “Karıncanın Su İçtiği (2002)”, “Tanyeri Horozları (2002)”, “Çıplak Deniz Çıplak Ada / Bir Ada Hikayesi”, “Tek Kanatlı Bir Kuş, 2013”, çocuk romanı “Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca (1977)” destansı roman “Üç Anadolu Efsanesi (1967)”, “Ağrıdağı Efsanesi (1970)”, “Binboğalar Efsanesi (1971)”, “Çakırcalı Efe (1972)”

YAŞAR KEMAL´İN RÖPORTAJ VE DENEMELERİ

“Yanan Ormanlarda Elli Gün”, “Çukurova Yana Yana”, “Peri Bacaları”, “Bunların hepsini Bu Diyar Baştan Başa”, “Allah´ın Askerleri”, “Röportaj Yazarlığında”, “Çocuklar İnsandır”, “Ağıtlar”, “Taş Çatlasa”, “Baldaki Tuz”, “Gökyüzü Mavi Kaldı”, “Ağacın Çürüğü”, “Sarı Defterdekiler”, “Ustadır Arı”, “Zulmün Artsın”








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: YAŞAR KEMAL 1923 2015
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Maçka Okuyor, Yazarlarla buluşuyor
Maçka Okuyor, Yazarlarla buluşuyor
Yazdığı kitaplarla milyonlara ulaşan Edebiyatçı-YazarSinan Yağmur, Maçka´da öğrenciler ile bir araya geldi.
Çetin Emeç   (1935-1990)
Çetin Emeç (1935-1990)
Çetin Emeç (1935-1990)
ÜZÜMÜ YERKEN BAĞINI SOR
ÜZÜMÜ YERKEN BAĞINI SOR
Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim: Günümüzde yaşadığımız sorunların en büyük sebeplerinden biri de üzümü yerken bağını sormamamızdır.
Cevat Fehmi Başkut (1905-1971
Cevat Fehmi Başkut (1905-1971
Cevat Fehmi Başkut (1905-1971
Maçka´nın Köklü Ailelerinden Eyüboğlu Ailesinin Tarihi Yazıldı
Maçka´nın Köklü Ailelerinden Eyüboğlu Ailesinin Tarihi Yazıldı
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tarih Bölümü´nde, Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu danışmanlığında,“Eyüboğlu: Bir Aile Tarihi İncelemesi” başlıklı yüksek lisans tezi, Emre Eken tarafından 21 Ocak´ta başarıyla savunuldu ve Prof. Dr. Mehmet Hacısalihoğlu ile Doç. Dr. İsmail Hakkı Kadı´nın da dahil olduğu jüri tarafından kabul edildi. Tezde, Maçka´da Osmanlı döneminde ayanlık faaliyetlerinde bulunan Eyübzâdelerin/Eyüboğullarının tarihi ele alındı.
SİİRT´TEN TRABZON´A GÖNÜL KÖPRÜSÜ
SİİRT´TEN TRABZON´A GÖNÜL KÖPRÜSÜ
SİİRT´TEN TRABZON´A GÖNÜL KÖPRÜSÜ
SANAT RENK KATIYOR
SANAT RENK KATIYOR
SANAT RENK KATIYOR
           Halit Fahri Ozansoy ( 1891 -  1971)
Halit Fahri Ozansoy ( 1891 - 1971)
Halit Fahri Ozansoy ( 1891 - 1971)
                FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ (1821-1881)
FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ (1821-1881)
FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ (1821-1881)
LA FONTAİNE´İN MASALLAR´INDA TÜRK/OSMANLI İZLERİ
LA FONTAİNE´İN MASALLAR´INDA TÜRK/OSMANLI İZLERİ
LA FONTAİNE´İN MASALLAR´INDA TÜRK/OSMANLI İZLERİ
Abdi İpekçi
Abdi İpekçi
Gazeteci - yazar Abdi İpekçi 1 Şubat 1979´da Mehmet Ali Ağca tarafından vurularak öldürüldü. Peki, Abdi İpekçi kimdir?
Türk yıldızları, birincilik getirdi
Türk yıldızları, birincilik getirdi
Türk yıldızları, birincilik getirdi
Ahmet Hamdi Tanpınar ( 1901; 1962)
Ahmet Hamdi Tanpınar ( 1901; 1962)
Ahmet Hamdi Tanpınar ( 1901; 1962)
600 fotoğraflık dev yarışma sonuçlandı
600 fotoğraflık dev yarışma sonuçlandı
600 fotoğraflık dev yarışma sonuçlandı
  SEBAHATTİN EYÜBOĞLU (1908-1973)
SEBAHATTİN EYÜBOĞLU (1908-1973)
SEBAHATTİN EYÜBOĞLU (1908-1973)
KİTAP TÜCCARLIĞI
KİTAP TÜCCARLIĞI
Kitap fiyatları gittikçe artıyor. Kimse kusura bakmasın bir kitaba 25-30 TL verilmez.
Arif Nihat Asya (7 Şubat 1904, Çatalca, İstanbul - 5 Ocak 1975, Ankara)
Arif Nihat Asya (7 Şubat 1904, Çatalca, İstanbul - 5 Ocak 1975, Ankara)
7 Şubat 1904´te İstanbul Çatalca´da doğdu, 5 Ocak 1975´te Ankara´da yaşamını yitirdi. İstanbul Üniversitesi Yüksek Öğretmen Okulu Edebiyat Bölümü´nü bitirdi.
YILIN BASIN FOTOĞRAFLARI  HEYECANI BAŞLIYOR
YILIN BASIN FOTOĞRAFLARI HEYECANI BAŞLIYOR
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği´nin 34 yıldır aralıksız olarak düzenlediği “Yılın Basın Fotoğrafları” yarışmasının başvuruları başladı. Türkiye´nin en uzun soluklu fotoğraf yarışması “Yılın Basın Fotoğrafları”, medya dünyasının da en prestijli ödülleri arasında yer alıyor.
               Mehmet Akif Ersoy´un Hayatı (1873 – 1936)
Mehmet Akif Ersoy´un Hayatı (1873 – 1936)
Mehmet Akif Ersoy, 1873 yılında İstanb ul´da doğdu
Bilge Karasu (1930-1995)
Bilge Karasu (1930-1995)
1930´da İstanbul´da doğdu. 13 Temmuz 1995´te yaşamını yitirdi.
FESTİVAL SONA ERDİ
FESTİVAL SONA ERDİ
AB İnsan Hakları Film Festivali tüm yurttaki Avrupa Birliği Bilgi Merkezleriyle birlikte aynı anda başladığı Trabzon´da 10 Aralık´taki gösterimle sona erdi.
TRABZON´DA BULUŞTULAR
TRABZON´DA BULUŞTULAR
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği´nin (ÇYDD) bu yıl 6.´sını düzenlediği Kitap ve Kültür Fuarı, sevilen oyuncu ve ünlü senaristi Trabzon´da buluşturdu.
FİLM GÜNLERİ TRABZON´DA BAŞLIYOR
FİLM GÜNLERİ TRABZON´DA BAŞLIYOR
Bu yıl 8.´si gerçekleştirilecek olan “İnsan Hakları Film Günleri” Türkiye´deki Avrupa Birliği Merkezleriyle eş zamanlı olarak Trabzon´da başlıyor.
TRABZON, KİTAP VE KÜLTÜR ŞÖLENİNDE BULUŞTU
TRABZON, KİTAP VE KÜLTÜR ŞÖLENİNDE BULUŞTU
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin hazırladığı ve Ömer Güner´e ithaf edilen 6. Kitap ve Kültür Şöleni Trabzon halkıyla buluştu.
KİM O?
KİM O?
KİM O?
YENİ MÜDÜR KARAHASAN
YENİ MÜDÜR KARAHASAN
Trabzon Devlet Tiyatrosu Müdürlüğüne atanan Elvan Saliha Karahasan,ayağının tozuyla TTSO´yu ziyaret ederek verdikleri desteğe teşekkür etti.
Trabzon Devlet Tiyatrosu  Karahasan´a teslim
Trabzon Devlet Tiyatrosu Karahasan´a teslim
Trabzon Devlet Tiyatro Müdürlüğüne Elvan Saliha Karahasan atandı. Karahasan doğup büyüdüğü kente vefa borcunu ödeyeceğini söyledi
MAÇKALI YAZARLARDAN BÜYÜK BULUŞMA
MAÇKALI YAZARLARDAN BÜYÜK BULUŞMA
MAÇKALI YAZARLARDAN BÜYÜK BULUŞMA
Maçkalı yazarlardan imza günü
Maçkalı yazarlardan imza günü
Maçkalı yazarlardan imza günü
YOKSA SİZ
YOKSA SİZ
BUYURSUNLAR EFENDİM.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
aa
Son Sayı
Önceki Sayılar
SAYFA EDİTÖRÜ

sayfa deneme

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
En uzun parmaktaki tırnak en hızlı, en kısa parmaktaki ise en yavaş uzayacaktır.

en uzun tırnak
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29