Mehmet Akif Ersoy´un Hayatı (1873 – 1936)
Mehmet Akif Ersoy, 1873 yılında İstanb ul´da doğdu
Tarih: 2.1.2019 15:33:19/ 550okunma / 0yorum

                       Mehmet Akif Ersoy´un Hayatı (1873 – 1936)

 

                      Mehmet Akif Ersoy, 1873 yılında İstanb ul´da doğdu. Annesi, Emine Şerif Hanım; babası ise Mehmet Tahir Efendi´dir. Mehmet Akif, Fatih Merkez Rüştiyesinin ardından Mülkiye Mektebinin lise kısmına başladı.Burada edebiyat öğretmeni İsmail Safa Bey´den ilgi gördü. Ardından Baytar Okulunu bitirdi. Veteriner olarak Arabistan ve Rumeli bölgelerinde görev yaptı. II. Meşrutiyet döneminde İstanbul´da üniversite öğrencilerine edebiyat dersleri verdi. Bir ara Almanya´ya gitti ve bu sırada I. Dünya Savaşı çıktı.

Ulusal Kurtuluş Savaşı başlayınca 1920´lerde Anadolu´ya geçti. Burdur milletvekili olarak parlamentoya seçildi. Milli mücadele süresince köy meydanlarında, camilerde vaazlar verdi. Meclis´in bir İstiklâl Marşı güftesi için açtığı yarışmaya katılan 724 şiirin hiçbiri beklenilen başarıya ulaşamayınca maarif vekilinin isteği üzerine 17 Şubat 1921´de yazdığı İstiklal Marşı, 12 Mart 1921 yılında birinci TBMM tarafından milli marşımız olarak kabul edildi.

Ardından Mısır´a gitti. Ölümüne yakın Türkiye´ye döndü. Mehmet Akif Ersoy,  27 Aralık 1936 tarihinde İstanbul´da vefat etti. Mezarı Edirnekapı Şehitliği´nde yer almaktadır.

Mehmet Akif Ersoy´un Edebî Kişiliği

Mehmet Akif, başlangıçta Ziya Paşa, Namık Kemal ve Muallim Naci´nin şiir Anlayışlarını benimsedi.Fransız edebiyatçılardan Victor Hugo ve Lamertine gibi şairleri de zevkle okuduğu bilinmektedir.

Şiirlerinde aruz ölçüsü kullandı. Konuşma diline yakın bir anlatımla güçlü sembollerde ve hikaye tekniğiyle ördüğü şiirleriyle beğeni topladı.

Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy´un tüm şiirleri Safahat adı altında basılmıştır.

Mehmet Akif Ersoy´un Eserleri

» Safahat (Başlangıç 1911, tamamlanma 1933. Ömer Rıza Doğrul, Akif´in kitaplarına almadığı şiirlerini de ekleyerek Safahat´ı 1943´te tekrar yayınladı.)
» Kastamonu Kürsüsünde (1921)
» Kur´an´dan Ayet ve Hadisler (1944)

Mehmet Akif Ersoy´un Ünlü Şiirleri

» İstiklal Marşı
» Çanakkale Şehitlerine
» Zulmü Alkışlayamam

                     

 

 

               ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi? 
En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara´ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! 
Nerde -gösterdiği vahşetle- "bu: bir Avrupalı! "
Dedirir -yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!

Eski Dünyâ, Yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer. (1) 
Yedi iklîmi cihânın duruyor karşına da, (2) 
Ostralya´yla berâber bakıyorsun: Kanada! 
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk; 
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ´ûna da züldür bu rezîl istîlâ! 
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asîl,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise, hakkıyle sefîl,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına; 
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel´undaki tahrîbe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı; 
Beriden zelzeleler kaldırıyor a´mâkı; 
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin; 
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer; 
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara, vâdîlere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,
Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermîler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler! 
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından; 
Alınır kal´â mı göğsündeki kat kat îman? 
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm? 
Çünkü te´sis-i İlâhî o metîn istihkâm.

Sarılır, indirilir mevki´-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkîf edemez sun´-i beşer; 
Bu göğüslerse Hudâ´nın ebedî serhaddi; 
"O benim sun´-i bedî´im, onu çiğnetme" dedi.
Âsım´ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.

Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Yaralanmış tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, (3) 
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! 
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd´i...
Bedr´in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? 
"Gömelim gel seni târîhe" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istîâb.
"Bu, taşındır" diyerek Kâ´be´yi diksem başına; 
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına; 
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle; 
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan, (4) 
Yedi kandilli Süreyyâ´yı uzatsam oradan; 
Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem; 
Gündüzün fecr ile âvîzeni lebriz etsem; 
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.

Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddîn´i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâm´ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın; 
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın; 
Sen ki, a´sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...

Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.

Mehmet Akif Ersoy   

 

İSTİKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; 
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. 
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; 
O benimdir, o benim milletimindir ancak. 

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal! 
Kahraman ırkıma bir gül! ne bu şiddet, bu celal? 
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal... 
Hakkıdır, hakk´a tapan, milletimin istiklal! 

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. 
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? şaşarım! 
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. 
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. 

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, 
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. 
Ulusun, korkma! nasıl böyle bir imanı boğar, 
´Medeniyet!´ dediğin tek dişi kalmış canavar? 

Arkadaş! yurduma alçakları uğratma, sakın. 
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın. 
Doğacaktır sana va´dettiği günler hakk´ın... 
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. 

Bastığın yerleri ´toprak!´ diyerek geçme, tanı: 
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı. 
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: 
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı. 

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? 
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda! 
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda, 
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. 

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli: 
Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli. 
Bu ezanlar-ki şahâdetleri dinin temeli, 
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli. 

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım, 
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım, 
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na´şım; 
O zaman yükselerek arşa değer belki başım. 

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal! 
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal. 
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal: 
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; 
Hakkıdır, hakk´a tapan, milletimin istiklal!

MEHMET AKİF ERSOY








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Mehmet Akif Ersoy Hayatı 1873 1936
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Maçka Okuyor, Yazarlarla buluşuyor
Maçka Okuyor, Yazarlarla buluşuyor
Yazdığı kitaplarla milyonlara ulaşan Edebiyatçı-YazarSinan Yağmur, Maçka´da öğrenciler ile bir araya geldi.
Çetin Emeç   (1935-1990)
Çetin Emeç (1935-1990)
Çetin Emeç (1935-1990)
ÜZÜMÜ YERKEN BAĞINI SOR
ÜZÜMÜ YERKEN BAĞINI SOR
Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim: Günümüzde yaşadığımız sorunların en büyük sebeplerinden biri de üzümü yerken bağını sormamamızdır.
Cevat Fehmi Başkut (1905-1971
Cevat Fehmi Başkut (1905-1971
Cevat Fehmi Başkut (1905-1971
Maçka´nın Köklü Ailelerinden Eyüboğlu Ailesinin Tarihi Yazıldı
Maçka´nın Köklü Ailelerinden Eyüboğlu Ailesinin Tarihi Yazıldı
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tarih Bölümü´nde, Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu danışmanlığında,“Eyüboğlu: Bir Aile Tarihi İncelemesi” başlıklı yüksek lisans tezi, Emre Eken tarafından 21 Ocak´ta başarıyla savunuldu ve Prof. Dr. Mehmet Hacısalihoğlu ile Doç. Dr. İsmail Hakkı Kadı´nın da dahil olduğu jüri tarafından kabul edildi. Tezde, Maçka´da Osmanlı döneminde ayanlık faaliyetlerinde bulunan Eyübzâdelerin/Eyüboğullarının tarihi ele alındı.
                                    YAŞAR KEMAL (1923-2015)
YAŞAR KEMAL (1923-2015)
Gerçek adı Kemal Sadık Gökçeli olan Yaşar Kemal, Nigar Hanım ile çiftçi Sadık Efendi´nin oğlu olarak, Adana sınırları içerisindeki Osmaniye´de 6 Ekim 1923´te dünyaya geldi. Yaşar Kemal´in Van-Ercişli olan ailesi, 1. Dünya Savaşı yıllarında sırasıyla Diyarbakır, Urfa ve Antep´e gitti, son olarak da Adana´ya yerleşti.
SİİRT´TEN TRABZON´A GÖNÜL KÖPRÜSÜ
SİİRT´TEN TRABZON´A GÖNÜL KÖPRÜSÜ
SİİRT´TEN TRABZON´A GÖNÜL KÖPRÜSÜ
SANAT RENK KATIYOR
SANAT RENK KATIYOR
SANAT RENK KATIYOR
           Halit Fahri Ozansoy ( 1891 -  1971)
Halit Fahri Ozansoy ( 1891 - 1971)
Halit Fahri Ozansoy ( 1891 - 1971)
                FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ (1821-1881)
FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ (1821-1881)
FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ (1821-1881)
LA FONTAİNE´İN MASALLAR´INDA TÜRK/OSMANLI İZLERİ
LA FONTAİNE´İN MASALLAR´INDA TÜRK/OSMANLI İZLERİ
LA FONTAİNE´İN MASALLAR´INDA TÜRK/OSMANLI İZLERİ
Abdi İpekçi
Abdi İpekçi
Gazeteci - yazar Abdi İpekçi 1 Şubat 1979´da Mehmet Ali Ağca tarafından vurularak öldürüldü. Peki, Abdi İpekçi kimdir?
Türk yıldızları, birincilik getirdi
Türk yıldızları, birincilik getirdi
Türk yıldızları, birincilik getirdi
Ahmet Hamdi Tanpınar ( 1901; 1962)
Ahmet Hamdi Tanpınar ( 1901; 1962)
Ahmet Hamdi Tanpınar ( 1901; 1962)
600 fotoğraflık dev yarışma sonuçlandı
600 fotoğraflık dev yarışma sonuçlandı
600 fotoğraflık dev yarışma sonuçlandı
  SEBAHATTİN EYÜBOĞLU (1908-1973)
SEBAHATTİN EYÜBOĞLU (1908-1973)
SEBAHATTİN EYÜBOĞLU (1908-1973)
KİTAP TÜCCARLIĞI
KİTAP TÜCCARLIĞI
Kitap fiyatları gittikçe artıyor. Kimse kusura bakmasın bir kitaba 25-30 TL verilmez.
Arif Nihat Asya (7 Şubat 1904, Çatalca, İstanbul - 5 Ocak 1975, Ankara)
Arif Nihat Asya (7 Şubat 1904, Çatalca, İstanbul - 5 Ocak 1975, Ankara)
7 Şubat 1904´te İstanbul Çatalca´da doğdu, 5 Ocak 1975´te Ankara´da yaşamını yitirdi. İstanbul Üniversitesi Yüksek Öğretmen Okulu Edebiyat Bölümü´nü bitirdi.
YILIN BASIN FOTOĞRAFLARI  HEYECANI BAŞLIYOR
YILIN BASIN FOTOĞRAFLARI HEYECANI BAŞLIYOR
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği´nin 34 yıldır aralıksız olarak düzenlediği “Yılın Basın Fotoğrafları” yarışmasının başvuruları başladı. Türkiye´nin en uzun soluklu fotoğraf yarışması “Yılın Basın Fotoğrafları”, medya dünyasının da en prestijli ödülleri arasında yer alıyor.
Bilge Karasu (1930-1995)
Bilge Karasu (1930-1995)
1930´da İstanbul´da doğdu. 13 Temmuz 1995´te yaşamını yitirdi.
FESTİVAL SONA ERDİ
FESTİVAL SONA ERDİ
AB İnsan Hakları Film Festivali tüm yurttaki Avrupa Birliği Bilgi Merkezleriyle birlikte aynı anda başladığı Trabzon´da 10 Aralık´taki gösterimle sona erdi.
TRABZON´DA BULUŞTULAR
TRABZON´DA BULUŞTULAR
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği´nin (ÇYDD) bu yıl 6.´sını düzenlediği Kitap ve Kültür Fuarı, sevilen oyuncu ve ünlü senaristi Trabzon´da buluşturdu.
FİLM GÜNLERİ TRABZON´DA BAŞLIYOR
FİLM GÜNLERİ TRABZON´DA BAŞLIYOR
Bu yıl 8.´si gerçekleştirilecek olan “İnsan Hakları Film Günleri” Türkiye´deki Avrupa Birliği Merkezleriyle eş zamanlı olarak Trabzon´da başlıyor.
TRABZON, KİTAP VE KÜLTÜR ŞÖLENİNDE BULUŞTU
TRABZON, KİTAP VE KÜLTÜR ŞÖLENİNDE BULUŞTU
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin hazırladığı ve Ömer Güner´e ithaf edilen 6. Kitap ve Kültür Şöleni Trabzon halkıyla buluştu.
KİM O?
KİM O?
KİM O?
YENİ MÜDÜR KARAHASAN
YENİ MÜDÜR KARAHASAN
Trabzon Devlet Tiyatrosu Müdürlüğüne atanan Elvan Saliha Karahasan,ayağının tozuyla TTSO´yu ziyaret ederek verdikleri desteğe teşekkür etti.
Trabzon Devlet Tiyatrosu  Karahasan´a teslim
Trabzon Devlet Tiyatrosu Karahasan´a teslim
Trabzon Devlet Tiyatro Müdürlüğüne Elvan Saliha Karahasan atandı. Karahasan doğup büyüdüğü kente vefa borcunu ödeyeceğini söyledi
MAÇKALI YAZARLARDAN BÜYÜK BULUŞMA
MAÇKALI YAZARLARDAN BÜYÜK BULUŞMA
MAÇKALI YAZARLARDAN BÜYÜK BULUŞMA
Maçkalı yazarlardan imza günü
Maçkalı yazarlardan imza günü
Maçkalı yazarlardan imza günü
YOKSA SİZ
YOKSA SİZ
BUYURSUNLAR EFENDİM.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
aa
Son Sayı
Önceki Sayılar
SAYFA EDİTÖRÜ

sayfa deneme

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Çocuklar baharda daha fazla büyüyor.

Çocuklar
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29