Halit Fahri Ozansoy ( 1891 - 1971)
Halit Fahri Ozansoy ( 1891 - 1971)
Tarih: 25.2.2019 16:15:18/ 286okunma / 0yorum

            Halit Fahri Ozansoy ( 1891 -  1971)

 

1891´de İstanbul´da doğdu. 1971´de yine İstanbul´da yaşamını yitirdi. Bakırköy

Rüştiyesi ve Galatasaray Lisesi´ni bitirdi.

Uzun yıllar Muğla ve İstanbul´da lise öğretmenliği yaptı.

Ölümüne kadar Tercüman gazetesinde tiyatro eleştirileri ile edebiyatyazıları yayımlandı.

Fecr-i Ati´nin etkisinde kaldığı ilk şiirleri 1912´de "Rübâb" ve "Şehbal" dergilerinde yayınlandı.

Şiirlerini bir süre aruz vezniyle yazdı. "Aruza Veda" şiiriyle bu kalıbı bıraktı, hece ölçüsüne ve yalın Türkçe´ye yöneldi.

"Yeni Mecmua" çevresinde toplanan "Hecenin Beş Şairi" arasında yer aldı.

"Nedim" adında bir edebiyat dergisi çıkardı. Şiirleri Yarın, Hayat, Aydabir, Yarımay, Çınaraltı, Varlık, Hisar gibi dergilerde yayınlandı. Servet-i Fünun dergisinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı.

Hüzün yansıtan şiirlerinde daha çok aşk ve kadın temalarını işledi. Şiirin yanısıra yayınlanmış roman ve oyunları ile anı kitapları da var.

Halit Fahri Ozansoy´un Eserleri

Şiir:

  • Rüya (1912),
  • Cenk Duyguları (1917),
  • Efsaneler (1919),
  • Zakkum (1920),
  • Bulutlara Yakın (192),
  • Gülistanlar Harabeler (1922),
  • Paravan (1929),
  • Balkonda Saatler (1931),
  • Sulara Dalan Gözler (1936),
  • Büyük Mabedin Eşiğinden (1938),
  • Hep Onun İçin (1962),
  • Sonsuz Gecelerin Ötesinde (1964).

Roman:

  • Sulara Giden Köprü (1939)
  • Âşıklar Yolunun Yolcuları (1939)

Tiyatro:

  • Baykuş (aruzla, 1916),
  • İlk Şair (aruzla, 1923),
  • Sönen Kandiller (heceyle, 1926),
  • Nedim (heceyle, 1932),
  • On Yılın Destanı (heceyle, 1933),
  • Hayalet (heceyle, 1936),
  • Ali Baba yahut Kırkharamiler (1936),
  • Fatma´nın Dileği (1938),
  • Bir Dolaptır Dönüyor (heceyle, oynanmadı, 1958),
  • İki Yanda (psiko-fantastik oyun, 1970).

Hatıra (Anı):

  • Edebiyatçılar Geçiyor (1939, genişletilmiş 2. basım 1967, daha da genişletilerek Edebiyatçılar Çevremde adıyla 1970),
  • Darülbedayi Devrinin Eski Günleri (1964)
  • Eski İstanbul Ramazanları (1968)

Araştırma-İnceleme:

  • İstanbul´un Sayın İkinci Seçmenlerine (1945),
  • Yunan Tiyatrosu: Tragedia (1946),
  • Şehir Tiyatrosunun 50. Yılı: Darülbedayi Devrinin... (1964).

Halit Fahri Ozansoy´un Şiirlerinden Örnekler

Vatan Destanı

O kadar dolu ki toprağın şanla,
Bir değil, sanki bin vatan gibisin.
Yüce dağlarına çöken dumanla
Göklerde yazılı destan gibisin.

Hep böyle bulutlar içinde başın,
Hilâli kucaklar her vatandaşın.
Geçse de asırlar, tazedir yaşın,
O kadar leventsin, fidan gibisin.

Çiçeksin, bayılır kuşlar kokundan,
Her dalın bir yay ki zümrüt okundan
Müjdeler fısıldar Ergenekon´dan:
Bu sese gönülden hayran gibisin.

Ey bütün cihana bedel Türkeli,
Açtığın cenklerin yoktur evveli.
Tarih bir nehir ki coşkundur seli.
Sen ona nisbetle, umman gibisin.

Bir yandan hep böyle taştın, köpürdün,
Bir yandan cefalı bir ömür sürdün,
Fakat ne derece ezildinse dün.
Şimdi gene tunçtan kalkan gibisin.

Bir insan nihayet kemikle ettir,
Bu et, bu kemiğe can hürriyettir.
En büyük hürriyet Cumhuriyettir,
Demek şimdi sen bir cihan gibisin.

Ey ana toprağı, ey Anadolu,
Açıldı önünde terakki yolu.
Hamdolsun her yanın bereket dolu,
Cennette bir yeşil meydan gibisin.

Yeni bir ay ördün al bayrağına,
Girdin en sonunda irfan bağına,
Medeni hayatın nur ırmağına
Ezelden susamış ceylan gibisin.

Sulara Dalan Gözler

Gözlerim daldı gitti bir rüya denizine, 
Sularda uzun uzun baktım ayın izine 
Dedim: Yirmi yaşımın ay ışığı değil bu, 
Hani başım düşerdi bir sevgili dizine.

Sular gene o sular, kıyı gene o kıyı, 
Gene çamlar dinliyor uzaktan bir şarkıyı, 
Ah artık görmüyorum eridi mi ne oldu? 
İri yeşil gözlerde gördüğüm pırıltıyı!

Kedim

Kedim henüz bir yaşında; 
Uyur hep soba başında. 
Hem cesurdur, hem de kurnaz. 
Bir tıkırtı duyar duymaz. 
Uyanır, aslan kesilir; 
Gözleri volkan kesilir. 
O geldiği günden beri 
Bizim evin fareleri 
Damdan, tavandan indiler, 
Birer deliğe sindiler. 
Koşup yakalıyor hemen 
Yuvasından, deliğinden 
Çıkanları diri diri. 
Artık bunlardan hiç biri 
Dolaplarıma girmiyor, 
Kitapları kemirmiyor.

Denizde Ay

İndi solgun ve ılık 
Ay ışığı denize 
Bal rengi bir tatlılık 
Çöktü gözlerinize.

Baktınız uzun uzun 
Bu sulara baktınız, 
Sulara ruhunuzun 
Tadını bıraktınız!

Bu tatla aydınlanan enginlere aktınız!

Aruza Veda

İlk hasretiyle gençliğimin ilk elemleri 
Ey paslı tellerinde gülen, ağlayan aruz 
Ey eski dost yâd edelim eski demleri 
Madem ki son sadânı dağıtmış, yorulmuşuz!

Anlat alevli bir çölün üstünde ansızın 
Billur sesinle hıçkırarak doğduğun günü. 
Binbir diyarda binbir ilahi güzel kızın 
Anlat nasıl terennümün inletti gönlünü.

Neydin gönülde, şimdi ne oldun zavallı sen
Hıçkır benim de bari bu son gizli nalemi. 
Timsalin asumanda ziyalarla işlenen 
Bir pembe gül mü, yoksa bir altın piyale mi?

Akşam gruba karşı tüten bir buhurdanın 
Hüznüyle şahit olma nihayet zevaline. 
İran yoluyla Zühre tâcın, nağme kervanın 
Şâhane geldiğin gibi şâhane git yine.

Biz şimdi başka bir ahenge bağlıyız: 
Aşk sazıyla geldi erenler bu meclise
Yalnız bugün senin gibi ölgün sadâlıyız 
Zira bu saz da parçalanır gülmek istese.

İncitmeden rübabını insafsız ellerin 
Zalim temaslarıyla zamanın sitemleri 
Ah ayrılırken, inleyerek paslı tellerin 
Ey eski dost, yad edelim eski demleri...

Anadolu Akşamı

Bir mektup parçası 
Sevgilim, ne kadar hüzünlü bilsen 
Bu ölgün akşamın ölgün bestesi, 
Uzak tepelerden, dağlardan esen 
Aşina olduğum rüzgarın sesi.

Gölgeler içinde ağaçlar yorgun, 
Her tarafta yetim bir tevekkül var. 
Sanki fısıldıyor Anadolu´nun 
Uyuyan ruhuna ninniler rüzgar.

Sürüler iniyor karşı bayırdan, 
Günün son ışığı vurmuş dereye. 
Bir Muğla türküsü yükseldi kırdan: 
"Ayşem, aygın baygın Ayşem, nereye? "

Dedikodu

Zaman bir böcek gibi sinsi, kenarda 
Koltukların didikler durur kadifesini, 
Hain bir kedi gözü parıldar lambalarda.

Şom ağızlar buz gibi üflerken nefesini, 
Bir beddua halinde uzatarak sesini 
Saat hırıltılarla can çekişir duvarda.

Marmara Geceleri

Solgun parıltılarla Marmara´ya dair 
Serpildiği geceler, suların billûr 
Musikîsi dağılır tenhâ sâhile. 
Hıçkırıklar duyulur uzaktan bile.

Vücuduna beyaz bir maşallah bürülü, 
Elinde bir sararmış menekşe gülü, 
Gezer çamlar altında hasta bir kadın; 
Baş örtüsü, göğsünde bir tül kanadın 
Bir damla ay süzülür kirpiklerine.

Haber sorar yavru bir bülbül eşinden, 
Bir ud sesi yükselir bir şehnişinden: 
Sonra bütün yalılar rüyâya dalar. 
Açıklarda beliren sessiz adalar.

Hizasını geçerek biraz ilerde 
Ziyâlarla öpüşen yelkenlilerde 
Bu rüyânın firâri, çılgın kuşları! 
Ziyâların sularla der-âguşları 
Uzayarak bir müddet geçer aradan.

En nihayet çekilirdi ay Marmara´dan: 
Eser karşı ufuktan hafif bir meltem; 
Bahçelerde çekerken güvercinler dem, 
Tekrar eder sahilin şâir suları 
Billûr musikisiyle bu hû hûları...

 

 

 

 








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Halit Fahri Ozansoy 1891 1971
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Maçka Okuyor, Yazarlarla buluşuyor
Maçka Okuyor, Yazarlarla buluşuyor
Yazdığı kitaplarla milyonlara ulaşan Edebiyatçı-YazarSinan Yağmur, Maçka´da öğrenciler ile bir araya geldi.
Çetin Emeç   (1935-1990)
Çetin Emeç (1935-1990)
Çetin Emeç (1935-1990)
ÜZÜMÜ YERKEN BAĞINI SOR
ÜZÜMÜ YERKEN BAĞINI SOR
Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim: Günümüzde yaşadığımız sorunların en büyük sebeplerinden biri de üzümü yerken bağını sormamamızdır.
Cevat Fehmi Başkut (1905-1971
Cevat Fehmi Başkut (1905-1971
Cevat Fehmi Başkut (1905-1971
Maçka´nın Köklü Ailelerinden Eyüboğlu Ailesinin Tarihi Yazıldı
Maçka´nın Köklü Ailelerinden Eyüboğlu Ailesinin Tarihi Yazıldı
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tarih Bölümü´nde, Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu danışmanlığında,“Eyüboğlu: Bir Aile Tarihi İncelemesi” başlıklı yüksek lisans tezi, Emre Eken tarafından 21 Ocak´ta başarıyla savunuldu ve Prof. Dr. Mehmet Hacısalihoğlu ile Doç. Dr. İsmail Hakkı Kadı´nın da dahil olduğu jüri tarafından kabul edildi. Tezde, Maçka´da Osmanlı döneminde ayanlık faaliyetlerinde bulunan Eyübzâdelerin/Eyüboğullarının tarihi ele alındı.
                                    YAŞAR KEMAL (1923-2015)
YAŞAR KEMAL (1923-2015)
Gerçek adı Kemal Sadık Gökçeli olan Yaşar Kemal, Nigar Hanım ile çiftçi Sadık Efendi´nin oğlu olarak, Adana sınırları içerisindeki Osmaniye´de 6 Ekim 1923´te dünyaya geldi. Yaşar Kemal´in Van-Ercişli olan ailesi, 1. Dünya Savaşı yıllarında sırasıyla Diyarbakır, Urfa ve Antep´e gitti, son olarak da Adana´ya yerleşti.
SİİRT´TEN TRABZON´A GÖNÜL KÖPRÜSÜ
SİİRT´TEN TRABZON´A GÖNÜL KÖPRÜSÜ
SİİRT´TEN TRABZON´A GÖNÜL KÖPRÜSÜ
SANAT RENK KATIYOR
SANAT RENK KATIYOR
SANAT RENK KATIYOR
                FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ (1821-1881)
FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ (1821-1881)
FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ (1821-1881)
LA FONTAİNE´İN MASALLAR´INDA TÜRK/OSMANLI İZLERİ
LA FONTAİNE´İN MASALLAR´INDA TÜRK/OSMANLI İZLERİ
LA FONTAİNE´İN MASALLAR´INDA TÜRK/OSMANLI İZLERİ
Abdi İpekçi
Abdi İpekçi
Gazeteci - yazar Abdi İpekçi 1 Şubat 1979´da Mehmet Ali Ağca tarafından vurularak öldürüldü. Peki, Abdi İpekçi kimdir?
Türk yıldızları, birincilik getirdi
Türk yıldızları, birincilik getirdi
Türk yıldızları, birincilik getirdi
Ahmet Hamdi Tanpınar ( 1901; 1962)
Ahmet Hamdi Tanpınar ( 1901; 1962)
Ahmet Hamdi Tanpınar ( 1901; 1962)
600 fotoğraflık dev yarışma sonuçlandı
600 fotoğraflık dev yarışma sonuçlandı
600 fotoğraflık dev yarışma sonuçlandı
  SEBAHATTİN EYÜBOĞLU (1908-1973)
SEBAHATTİN EYÜBOĞLU (1908-1973)
SEBAHATTİN EYÜBOĞLU (1908-1973)
KİTAP TÜCCARLIĞI
KİTAP TÜCCARLIĞI
Kitap fiyatları gittikçe artıyor. Kimse kusura bakmasın bir kitaba 25-30 TL verilmez.
Arif Nihat Asya (7 Şubat 1904, Çatalca, İstanbul - 5 Ocak 1975, Ankara)
Arif Nihat Asya (7 Şubat 1904, Çatalca, İstanbul - 5 Ocak 1975, Ankara)
7 Şubat 1904´te İstanbul Çatalca´da doğdu, 5 Ocak 1975´te Ankara´da yaşamını yitirdi. İstanbul Üniversitesi Yüksek Öğretmen Okulu Edebiyat Bölümü´nü bitirdi.
YILIN BASIN FOTOĞRAFLARI  HEYECANI BAŞLIYOR
YILIN BASIN FOTOĞRAFLARI HEYECANI BAŞLIYOR
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği´nin 34 yıldır aralıksız olarak düzenlediği “Yılın Basın Fotoğrafları” yarışmasının başvuruları başladı. Türkiye´nin en uzun soluklu fotoğraf yarışması “Yılın Basın Fotoğrafları”, medya dünyasının da en prestijli ödülleri arasında yer alıyor.
               Mehmet Akif Ersoy´un Hayatı (1873 – 1936)
Mehmet Akif Ersoy´un Hayatı (1873 – 1936)
Mehmet Akif Ersoy, 1873 yılında İstanb ul´da doğdu
Bilge Karasu (1930-1995)
Bilge Karasu (1930-1995)
1930´da İstanbul´da doğdu. 13 Temmuz 1995´te yaşamını yitirdi.
FESTİVAL SONA ERDİ
FESTİVAL SONA ERDİ
AB İnsan Hakları Film Festivali tüm yurttaki Avrupa Birliği Bilgi Merkezleriyle birlikte aynı anda başladığı Trabzon´da 10 Aralık´taki gösterimle sona erdi.
TRABZON´DA BULUŞTULAR
TRABZON´DA BULUŞTULAR
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği´nin (ÇYDD) bu yıl 6.´sını düzenlediği Kitap ve Kültür Fuarı, sevilen oyuncu ve ünlü senaristi Trabzon´da buluşturdu.
FİLM GÜNLERİ TRABZON´DA BAŞLIYOR
FİLM GÜNLERİ TRABZON´DA BAŞLIYOR
Bu yıl 8.´si gerçekleştirilecek olan “İnsan Hakları Film Günleri” Türkiye´deki Avrupa Birliği Merkezleriyle eş zamanlı olarak Trabzon´da başlıyor.
TRABZON, KİTAP VE KÜLTÜR ŞÖLENİNDE BULUŞTU
TRABZON, KİTAP VE KÜLTÜR ŞÖLENİNDE BULUŞTU
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin hazırladığı ve Ömer Güner´e ithaf edilen 6. Kitap ve Kültür Şöleni Trabzon halkıyla buluştu.
KİM O?
KİM O?
KİM O?
YENİ MÜDÜR KARAHASAN
YENİ MÜDÜR KARAHASAN
Trabzon Devlet Tiyatrosu Müdürlüğüne atanan Elvan Saliha Karahasan,ayağının tozuyla TTSO´yu ziyaret ederek verdikleri desteğe teşekkür etti.
Trabzon Devlet Tiyatrosu  Karahasan´a teslim
Trabzon Devlet Tiyatrosu Karahasan´a teslim
Trabzon Devlet Tiyatro Müdürlüğüne Elvan Saliha Karahasan atandı. Karahasan doğup büyüdüğü kente vefa borcunu ödeyeceğini söyledi
MAÇKALI YAZARLARDAN BÜYÜK BULUŞMA
MAÇKALI YAZARLARDAN BÜYÜK BULUŞMA
MAÇKALI YAZARLARDAN BÜYÜK BULUŞMA
Maçkalı yazarlardan imza günü
Maçkalı yazarlardan imza günü
Maçkalı yazarlardan imza günü
YOKSA SİZ
YOKSA SİZ
BUYURSUNLAR EFENDİM.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.4345
EURO
6.1114
aa
Son Sayı
Önceki Sayılar
SAYFA EDİTÖRÜ

sayfa deneme

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Soğuk iklimde yaşayan tatlı su kaplumbağası türü olan kaplumbağaların,sonbaharda derin bir nefes alarak girdikleri sudan,ilkbaharda çıktıklarını ve bu kaplumbağaların üç ay oksijensiz hayatta glikolizden enerji sağlayarak kalabildiklerini ve bunların kalp atışlarının dakikada bir olduğunu,

Su kaplumbağları hakkında bilgi
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29