DUYGU KARAHASANOĞLU

Tarih: 09.07.2024 12:05

NEFESLER KESİLİYOR!

Facebook Twitter Linked-in

                                                    NEFESLER KESİLİYOR!

                                         

                              Nefesler kesiliyor, batı seyrediyor. Öyle anlar yaşanıyor ki, İsrail Gazze’de katliam yaparken, destekçilerde bütçelerini düşünüyor. Giden canlar, silah tüccarları için önem taşımadığı bir kez daha gözler önüne serilmiş oldu. 

Gazze ölüyor! Dünya ne yapıyor? Bu sorunun cevabını herkes bilmesine biliyor da, değişen hiçbir şey yok. Yine sivillerin üzerine bomba yağıyor, yine insanlar çaresiz bekleyişlerini sürdürüyor. 

Netanyahu hükümetini her nedense durduracak bir ülke bugüne kadar olmadı. Bugünden sonra olur olmaz bilinmez ancak giden canların hiç biri geri gelmeyecek.

Çocuklar ölüyor! Küçük bedenleri yıkıntıların arasında toz toprağa karışıyor. Uluslararası örgüt ne yapıyor? Yaralı çocuklar, tedavi olmayı beklerken, gözlerindeki hiç bir umut ışığının belirtisi yok. Çaresizliğin kucağında küçük bedenleriyle direnmeye çalışıyorlar. 

Sonrası, evet sonrası yine İsrail’in bombaları başlıyor. Kayıp giden canlara yenileri ekleniyor. Göz göre göre Gazze ölümün pençesine bırakıldı. 

İsrail nasıl bir devlet ki, hakkı olmayan toprakları işgale kalkışıyor. Dahası bu zorba devlete destek veriliyor.  Her kim olursa olsun, zorbanın yanında yer almamalıdır. 

                          Zaman geçmesine geçiyor da, Gazze’de değişen hiçbir şey yok. Yaklaşık dokuz aydan beri İsrail’in zulmü altında ezilen Gazze’de nefesler artık kesilmek üzere. 

İsrail savaş uçakları güney bölgesini bombalarken, Filistinliler kuzeye doğru çaresizce göç ediyor. İsrail savaş uçakları kuzey bölgeyide bombalayınca, bu sefer tekrar güneye doğru göç etmeye başlıyorlar. 

Gazze’de taş üstüne taş bırakmayan İsrail savaş kabinesi sivillerin yaşamaması için hergün yeni plan devreye sokuyor. 

Gazze’de sokaklar ölüm kokuyor, cansız bedenler toprağa karışıyor. Canlar, gidiyor. Bir tarafta yetim, öksüz çocuklar, diğer tarafta evlatlarını kaybeden anne babalar kalıyor. Onların da yürekleri yaralı, gönülleri kırık. Ayakta kaldıklarına sevinemiyorlar. Çünkü canlarından bir parça enkaz altında kalıyor.

Bir çok aile, yok olurken, İsrail savaş kabinesi hamle üstüne hamle yapıyor. Sadece Gazze değil, batı Şeria, Refah, daha bir çok yer İsrail’in hedefinde. 

Netanyahu, Filistililerin yaşamaması için elinden gelen her ne varsa, devreye sokuyor. Tabii bunu tek başına yapması mümkün değil. Destekçileri elbette vardır. 

İşte, sorun burada başlıyor. İsrail bu kadar desteklenmezse, Netanyahu’da bu denli katliam yapamaz. 

Eller, vicdana gitmeli. Bir ülkenin sınırları tanınmayıp, bir başka ülke tarafından zulüm edilip, soykırım yapılıyorsa, uluslar arası anlaşmalar ne işe yarar? 

Sınırları belli ülkelere her hangi ülke tarafından katliam yapılıyorsa, soykırım yapan ülke derhal diğer ülkeler tarafından durdulmalıdır. 

israil, saldırılarının bir benzerini Lübnan sınırına kaydırmaya çalışıyor. 

O bölgeleri istikrarsızlığa sürükleyip, kaos ortamı yaratmak istiyor. O bölgelerde çıkartılmak istenen savaş aslında tüm dünyayı etkileyecektir. 

İsrail’e artık dur deme zamanı çoktan geldi ve geçti. Bu konuda Müslüman ülkelere de, büyük görev düşmektedir. İsrail’i o bölgede yalnızlaştırmak zorundadırlar. Hiçbir suretle alış veriş yapılmamalıdır. Yapılan eylemler sözde kalmamalı. İcraata geçilmelidir. 

                         Olaylara genel bakıldığında haç ve hilal savaşıdır. Tarih sürecinde bunun örneklerini defalarca gördük. Haçlı seferlerinin nasıl başladığını ve bittiğini tarih sayfalarında defalarca okuduk. Dünden bugüne değişen hiç bir şey yoktur. Sadece teknolojiyle birlikte kullanılan silahlar değişmiştir. Haç ve hilal savaşı hiçbir zaman değişmemiştir. 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —