Fatma Karahasanoğlu

Tarih: 29.08.2022 15:39

   BEKLEMEDEYİZ

Facebook Twitter Linked-in

                                                   BEKLEMEDEYİZ

 

                        Fındık fiyatı 54 TL olarak açıklandı ancak piyasada fındık alımı yok. Tüccar, FİSKOBİRLİK’in açıklayacak olduğu fiyatı beklerken, FİSKOBİRLİK’te TMO’nun fındık alım gününü bekliyor.

Sizin anlayacağınız herkes beklemede. Fındık üretici beklemede, tüccar beklemede, FİSKOBİRLİK beklemede, TMO’da fındık alımı yapacak olduğu günü beklemede.

                        Zaman mı değişti, yoksa şartlar mı değişti? Hiçbir şey eskisi gibi değil. Eskiden fındık üretici fındığını FİSKOBİRLİK’e verirdi.  Bende FİSKOBİLİKTEN gün alıp fındık sattığımız günleri çok iyi hatırlıyorum.

Dedelerimden kalma fındık bahçemize hasat zamanı günlükle fındık toplatırdı. Annem fındığa başlamadan önce çuval işini ayarlar, günlükçülere pişirecek olduğu yemeklerin listesini yapardı.

Sabah yedide iş başı yapan günlükçüler, sekiz otuzda kahvaltı yapmak için evin önünde kurulan masalara çağrılırdı. Bir saatlik kahvaltı molasının ardından yeniden iş başı yapan günlükçüler öğle yemeğine kadar çalışırdı. Art niyetleri olmadığı gibi işe de saygıları fazlaydı. Kimi daldan, kimi de yere dökülen fındıkları şikayet etmeden toplardı. Sürekli saate bakmaz, dallarda oyalanmazlardı.  Çuval taşımak için birbirlerine nispet etmezlerdi. Aralarında yaptıkları iş bölümüne göre çalışırlardı.

Öğle yemeğinden sonra  annemle birlikte bende fındık bahçesine giderdim. Küçüktüm ama yerdeki fındıkları toplamak hoşuma gidiyordu.

Minik avucuma aldığım fındık tanelerini annemin bana yaptığı arkadan bağlanan torba şeklindeki çantama atıyordum.

Saat on sekizde paydos edilir, herkes bir gün sonra buluşma dileğiyle hayırlı akşamlar dileklerinde bulunurlardı.

Birkaç hafta fındık toplama işi sürerdi. Sonra harman işi başlardı. Patos olmadığından fındık elle açılırdı. Harmana serilen kafkal, önce çubuklanır daha sonra tırmıkla kafkal tane üzerinden alınırdı. Tozlu olan tane fındık özellikle sabah rüzgarında savrulurdu. Savrulan fındık betona dökülür, kurumaya bırakılırdı.

Havanın sıcaklığına göre fındık, birkaç günde kururdu. Dedem fındığın iyi kurutulmasını sürekli tembihlerdi. Kuruyan fındık, büyük kırçıllı çuvallara doldurulurdu.  Kırçıllı çuvala doldurulan fındık terleyip nem asla yapmazdı.

Sonra FİSKOBİRLİKTEN gün alınıp, fındık satışı gerçekleştirilirdi.

                 FİSKOBİRLİK’e fındık satma bana da nasip olmuştu.  2000’li yılların başıydı. Dedemden sonra FİSKOBİRLİK’e ortaklık üye kartını annem üzerine almıştı. Önceki yıllarda olduğu gibi bizde fındığı günlükle toplattık. Tabii bende fındık topladım. Toplanan fındıklar, harmana serildi. Eski yıllarda yaptıkları gibi bizde öyle yapmaya çalıştık. Zordu ama yaptığınız işten zevk alınca, zorluğu kalmıyordu. Fındığı satmak için FİKOBİRLİKTEN gün aldım.  Gününde fındığı FİSKOBİRLİK’E getirdim. Önce randıman için fındıktan numune aldılar. Daha sonra fındık kantara konularak kilosu tartıldı. Tartılma işlemi gerçekleşirken randıman sonuçları beli oldu. Kilosu ve randımanı yazılı kağıdı alıp, müdüre getirdim. Çekimi alıp FİSKOBİRLİKTEN ayrıldım. Birkaç hafta içinde fındık ödemesi bankaya yapıldı.

                       Şimdi bakıyorum, nerden nereye!

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —